KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/13872 E., 2020/2479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesat Tespiti
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, paydaşı olduğu 6641 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki katlı evin kendisi tarafından yapıldığını, ortaklığın giderilmesi davasında kendisine verilen süre içerisinde davasını açtığını ileri sürerek yapının aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 6641 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olarak kayıtlı olduğu, taraflar arasında Yalvaç Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/433E sayılı dava ile ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davalı ...'ye yapılan ilk tebligatın 17.02.2014 tarihinde yapılarak muhatabın tevziat saatinde adreste bulunmadığı gerekçesiyle tebligatın muhtara bırakıldığı, davalıya aynı adrese yapılan 2. tebligatın 07.07.2014 tarihinde yapıldığı ancak davalı ...'nin adresten ayrıldığı gerekçesiyle iade edildiği, bu suretle davalının ... Kasabası ... Mahallesi ... Caddesi no:17 adresine yapılan tebligatların geçersiz olduğu, muhatabın mernis adresi olan ... Mah.... Caddesi no: 68/1 adresine yapılan 13.11.2014 tarihli tebligatın ise muhataba bizzat teslim edildiği, davalı ...'nin ise 24.04.2014 tarihinde 3 kişilik tanık listesi sunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı ...'ye yapılan ilk tebligatlar geçersiz olduğundan ve davalı 24.04.2014 tarihinde tanık listesi sunduğundan, eldeki davayı anılan tarihte öğrendiği ve tanık listesini süresinde verdiğinin kabulü gerekeceği açıktır.
Hal böyle olunca; davalı ... tanıklarının usulüne uygun çağrılarak dinlenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/13872, K. 2020/2479, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama