KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/15042 E., 2016/13104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, .... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/17739 esas sayılı dosyasından yazılan talimat gereğince ... 17. İcra Müdürlüğünün 2012/279 Talimat sayılı dosyası ile borçlu ...'ün borcundan dolayı 23.02.2012 ve 19.03.2012 tarihlerinde müvekkil şirket adresinde haciz ve muhafaza işlemleri yapıldığını, borçlu ...'ün hiçbir zaman müvekkil şirketin ortağı ya da yetkilisi olmadığını, zaten borçlunun haciz esnasında müvekkil firma ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiğini, iddia ederek, istihkak davasının kabulü ile, müvekkiline ait mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin kurucularının ve ortaklarının borçluyla bir bağlantısının bulunmadığı, davacı şirketin 17.02.2002 tarihinde kurulduğu ve adresinin 10 yıl boyunca değişmediği, ortaklarının aynı olduğu, borçlunun şirket ile hiç bir bağlantısının tespit edilemediği sadece haciz sırasında orada bulunduğu, bu durumun ise şirket orataklarının arkadaşı olması nedeniyle oluştuğu, dinlenen tanık ifadelerinde de bu durumun açıkça tespit edildiği, borçlunun şirkette bazı işleri yönlendirdiği, karşılığında da harçlık babında ücret aldığı, bunun dışında davacı şirketle başka bir bağlantısının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz esnasında borçlu şahıs ... hazır bulunmuş olup, takip dosyası içerisinde bulunan takip borçlusuna ait kartvizitte de adres olarak, haciz adresinin yazılı olduğu görülmektedir. Buna göre somut olayda İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan üçüncü kişi karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir.
Davacı 3. kişinin iddiasına dayanak yaptığı ve dava dosyasına sunduğu faturalar düzenlenmesi her zaman mümkün belgelerden olup istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmez. Ayrıca faturanın düzenlendiği yıllara ait ticari defterlerin kapanış tasdiki de bulunmamakta olup, defter kaydı davacı lehine delil olarak kabul edilemez. Ezcümle, davacı 3. kişi dayandığı deliller ile alacaklı-borçlu lehine olan karinenin aksini ispat edememiştir.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında; eldeki davada mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğu, davada ispat yükünün davacı 3. kişide bulunduğu ve anılan tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile istihkak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/15042, K. 2016/13104, 5 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama