İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/15691 K.2019/1632

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin…

Esas2016/15691Karar2019/1632Tarih19 Şubat 2019Okuma6 dk · 1.268 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/15691 E., 2019/1632 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Katılma Alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.268 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.02.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, davacının ev hanımı olduğunu, davalı eski eş Kazım adına evlilik birliği içinde 196 parselde kayıtlı taşınmazın edinildiğini, 196 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmazdan ve davalının evlenmeden önce sahip olduğu 195 parselde kayıtlı taşınmazından elde edilen kira gelirlerinin yasa gereği edinilmiş mal olduğunun ve davacının bu değerler üzerinde katılma alacağı hakkı bulunduğunun kabulü gerektiğini, 196 parselde kayıtlı taşınmazın davacının katılma alacağının karşılıksız kalması amacıyla diğer davalı ...'a devredildiğini açıklayarak,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 196 parsel sayılı taşınmazın ve bu taşınmaz ile 195 parsel sayılı taşınmazdan elde edilen kira gelirlerinden doğan 10.000,00 TL katılma alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 196 parseli karşılıksız olarak boşanma davası açılmazdan 1 ay evvel kötüniyetle elinden çıkarıp diğer davalıya temlik ettiğinden, davacının katılma alacağının davalının mal varlığından karşılanmaması halinde alacağın tamamının veya eksik kalan kısmının diğer davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiş,

11.08.2015 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporu doğrultusunda 33.580,00 TL katılma alacağının faiziyle birlikte davalılardan tahsili olarak talep arttırılmıştır.

Davalı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen 196 parsel sayılı taşınmazın, davalının evlenmeden önce edindiği başkaca bir taşınmazın satımından gelen para da kullanılarak satın alındığını, elde edilen bir kira geliri olmadığını, davacının hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

Mahkemece, davanın kabulüne, 33.580,00 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davalı ... yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;

a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece; 196 parselin alımında davalının kişisel malının kullanıldığı ispatlanamadığından tamamı edinilmiş mallardan karşılanarak satın alındığının kabulüyle bu taşınmazın tamamı ile 195 ve 196 parsellerin kira gelirleri üzerinden yazılı şekilde katılma alacağına karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Tasfiyeye konu edilen 196 parselde kayıtlı taşınmaz eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 04.03.2002 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tapuda tescil edilmiş olup, boşanma davası açılmadan bir ay evvel tapuda bağış gösterilerek diğer davalı ...'a devredilmiştir. Dava dışı 118 parsel sayılı taşınmaz ise davalı eski eş adına taraflar evlenmeden evvel 1987 yılında satın alınmış olup, 2000 yılında üçüncü kişiye devredilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi, belge, iddia, savunma, tapu kayıtları, savunmayı doğrular davacı tanığı Fatma ve davalı tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 196 parsel sayılı taşınmaz alımında ödemenin bir kısmının davalının kişisel malı olan dava dışı 118 parselin satımından gelen paradan karşılandığının kabulü gerekir. Mahkemece delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, dava dışı 118 parselin satım tarihindeki değerinin belirlenmesi, bu miktar davalının kişisel malı kabul edilerek dava konusu 196 parselin edinme tarihindeki değerle oranlamak suretiyle davalının kişisel mal oranının tespit edilmesi, bu oran ile 196 parselin tasfiye tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değeri çarpılmak suretiyle TMK'nin 230. maddesi hükmü gereği davalı lehine denkleştirilecek kısımın bulunması, davalı lehine denkleştirilecek miktarın taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerinden düşümünden sonra kalan artık değerin yarısı üzerinden davacının katılma alacağının hesaplanması olmalıdır.

Bundan ayrı; 4721 sayılı TMK’nin 235/1 maddesinde mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye edileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, 196 parsel ve 195 parsel sayılı taşınmazların kira gelirleri üzerinden de yazılı şekilde katılma alacağına hükmedilmiş ise de; taşınmazlardan elde edilen kira gelirinin mal rejimi sona erdiğinde mevcut olduğunun dosya kapsamından ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Davacı kadının, kira gelirinden kaynaklı katılma alacağı talebinin tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabule karar verilmesi hatalıdır.

Bu nedenlerle, temyiz edilen hükmün kira gelirlerine ilişkin katılma alacağı isteği yönünden reddine, 196 parsel yönünden katılma alacağı isteğine ilişkin olarak açıklanan yönde inceleme yapılması ve gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

2-Davalı ... yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;

Dosya kapsamından davalı eski eş Kazım'ın, diğer davalı ...'a edinilmiş mal niteliğinde olan 196 parselde kayıtlı taşınmazı devretmesi, TMK'nin 229/2 maddesi uyarınca artık değere katılma alacağı hesabında eklenecek değer niteliğindedir. Aynı maddenin son fıkrasında (TMK mad.

229/2-son) ise; bu gibi kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararının, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebileceği öngörülmüştür. Bu tasarruflardan kaynaklanan katılma alacağından öncelikle, davalı eski eş Kazım sorumludur. Bu aşamada diğer davalı ile birlikte müteselsil sorumluluğu oluşmamıştır.

Diğer yandan, bu gibi kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı dava açılabilmesinin koşulları da, TMK'nin 241. maddesinde düzenlenmiştir. İşte, belirtilen bu ihbarın yapılmış olmasının yaratacağı hukuki sonuç; üçüncü kişi aleyhine sonradan aynı Kanun'un 241. maddesine dayanılarak alacak davası açıldığında, 229. maddedeki kazandırma veya devir koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yeniden araştırma konusu yapılmamasıdır.

Eşin talep hakkı, edinilmiş malın mülkiyetine yönelik bir ayni hak olmayıp, malın değeri üzerinden hesaplanan bir alacak hakkı niteliğinde olduğundan; karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının tespit edilmesi halinde, işlemin (tasarrufun) iptaline karar verilemez ve eşle birlikte üçüncü kişi davalı olarak gösterilse bile, bu aşamada davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağından üçüncü kişi sorumlu tutulmaz.

Üçüncü kişi hakkında eşle birlikte dava açılması halinde; kararda TMK'nin 229. maddesindeki amaç ve doğrultuda üçüncü kişi lehine kazandırma veya devir yapıldığının tespit edilmiş olması yeterlidir. İlk aşamada hüküm davalı eski eş yönünden karara bağlanacak ve davalı eski eş yanında davalı gösterilen üçüncü kişi yönünden bu dava aynı zamanda TMK'nin 229/2-son maddesindeki ihbar işlevini de yerine getirmiş olacaktır.

Bu sonuç, ancak hüküm altına alınan katılma alacağının tahsili aşamasında borçlu eşin malvarlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda, sonradan üçüncü kişi aleyhine eksik kalan ve kazanılan miktarla sınırlı olarak alacak davası açılabileceği; bir başka anlatımla, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi tasfiye borcunu ödemeye yetiyorsa, hiçbir zaman lehine kazandırma yapılan üçüncü kişi davacıya ödenecek katılma alacağından sorumlu tutulmayacağına ilişkin TMK'nin 241. maddesi hükmüyle de uyumlu olacaktır.

Borçlu eşin malvarlığının ya da terekesinin tasfiye borcunu karşılamaya yetip yetmediği ise; ancak alacağın tahsili sürecinin sonunda belli olacağından; üçüncü kişinin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kararın verildiği aşamada borçtan sorumlu tutulması doğru olmayacaktır.

O halde, mahkemece, eşden kazandırma veya devralan üçüncü kişi konumundaki diğer davalı hakkındaki alacak talebi hakkında HMK'nin 167. maddesi uyarınca üçüncü kişiye (davalı ...'a) karşı açılan dava hakkında ayırma kararı verilerek davanın ayrı bir esasa kaydının sağlanması; bu davada eski eş Kazım'dan katılma alacağının tahsil edilebilme durumunun HMK'nin 165/1. maddesi gereğince “bekletici sorun” yapılması,

eş hakkındaki alacak davasının kesinleşmesi ve davalı eşten alacağın tahsil edilememesi halinde üçüncü kişi diğer davalının sorumluluğunun doğacağı düşünülmeden, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... lehine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... lehine vekillerinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1-a). nolu bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine,

taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/15691, K. 2019/1632, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15691
Karar No
2019/1632
Tarih
19 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/15691 K.2019/14300
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/15691 K.2019/1074
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/15693 K.2019/14301
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/15693 K.2019/542
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/15694 K.2019/1245
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/15695 K.2019/1106

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.