KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/16388 E., 2017/14635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu 572 parsel ve 1059 parsel üzerindeki yapıların davacı tarafından inşa edildiğinin ve mülkiyetinin tespitini talep etmiştir.
Davalılar Ziya Turan ve ... davanın reddini savunmuşlardır.
Davalılardan ...; dava konusu yerlerin davacı ... ile kendisi tarafından yapıldığını savunmuş, davalılardan ... beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece; ilk kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup taraflar arasında müşterek olan 1059 parseldeki 12.03.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen deponun davacıya ait olduğunun tespitine,diğer taleplerinin reddine karar verilmesi sonrasında; hükmün, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay.... Hukuk Dairesinin 29.05.2013 tarih, 2013/495 esas ve 2013/9974 karar sayılı ilamıyla “taraf koşulunun sağlanması ” gerekçesiyle yerel mahkemece verilen ilk karar bozulmuştur.
Mahkemece 2. kez verilen kararda yeniden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, 1059 parselde 12.03.2012 tarihli rapor ve ekli krokide A harfiyle gösterilen deponun mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ile 1059 parsel ve 572 parsellerdeki yapı ve diğer muhdesatlara ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 21.12.2015 tarih, 2014/14406 esas ve 2015/22890 karar sayılı ilamıyla “ davacının dayandığı ortaklığın giderilmesi davasında iş bu davanın bekletici mesele yapılmaksızın karara bağlandığı, başlangıçta var olan güncel hukuki yararın ortadan kalktığı, Mahkemece hukuki yarar yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle yerel Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
2. Bozma üzerine Mahkemece; “davanın hukuki yarar yokluğundan reddine” şeklinde karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ; taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların tespiti isteğine ilişkindir.
1)Davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmemiştir.
2)Mahkemece dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşıldığına göre, maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti verilmesi doğru değilse de ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/16388, K. 2017/14635, 6 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama