İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16500 K.2020/5223

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/16500Karar2020/5223Tarih21 Eylül 2020Okuma4 dk · 760 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/16500 E., 2020/5223 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

760 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, 108 ada 122 parsel ve 108 ada 258 parsel sayılı taşınmazların eklemeli zilyetlikle kendi tasarrufu altında olduğunu, bu taşınmazların dedesinden babasına kaldığını, babasının da kendisine verdiğini, ayrıca 45-50 yıl önce toprak tevzii komisyonu kararı ile bu taşınmazların kendi adına tespit edildiğini, halen kendi tasarrufu altında bulunan bu taşınmazların eklemeli zilyetliklerinin 60-70 yılı aştığını, ancak her nasılsa köyde yapılan kadastro tespiti sırasında davalı adına tescil edildiğini belirterek adı geçen taşınmazların tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile 108 ada 122 parsel ve 108 ada 258 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, toprak tevzi çalışmalarına ilişkin işlemlerin eksik ve hatalı yapılması sonucunda Hazine adına tescil edilen tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili talebine ilişkindir.

Dava konusu parseller bölgede Eylül 1961 tarihinde mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre 66 nolu Komisyon tarafından yapılan çalışmada Hazine adına tescil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Dava konusu taşınmazların 1961 yılında yapılan iskan uygulaması ile Hazine adına tescil edildiği 06.11.1961 tarih 10 ve 12 sıra numaralarını aldıkları, 2007 de yapılan genel kadastro sırasında 10 sıra nolu tapunun dava konusu 108 ada 258, 12 sıra nolu tapunun 108 ada 122 parsele revizyon gördüğü, sonuç itibarıyla uyuşmalık konusu her iki parselin 1961 yılında yapılan toprak tevzi çalışması sonucunda Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu taşınmazların kadastro ve tapudaki niteliği çayır olup, davacı tanıkları ...ve ... beyanlarında sazlık olduğunu bildirmişlerdir. Bu tür davaların başarıya ulaşması için davacının 1961 toprak tevzi tarihinden geriye doğru en az 20 yıl süreli malik sıfatıyla davasız aralıksız kazandırıcı zamanaşımı süresini kanıtlaması gerekir.

Her ne kadar 1951 ve 1944 doğumlu davacı tanıkları aile büyüklerinden duyduğu kadarıyla davacı, babası ve dedesinin 100 yıla yakın süreden beri ot biçmek suretiyle zilyet olduklarını söylemişlerse de tanıkların duyuma dayalı beyanları tek başına mülkiyetin kazanılması için yeterli değildir.

Mahkemece, toprak tevzi tarihi olan 1961 yılından 20-30 yıl evvel ayrı tarihlerde çekilmiş en az 2 stereoskopik hava fotoğrafının bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına konulması, ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi veya fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle bu hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle taşınmaz başında uygulanması, 1961 yılı öncesi taşınmazların niteliğinin belirlenmeye çalışılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin bilimsel esaslara göre hazırlanan uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla denetlenmesi gerekir.

1961 yılı öncesi taşınmaz çayır niteliğinde ise otunun biçilmesi suretiyle oluşan zilyetlik ekonomik amaca uygun zilyetliktir ve Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre bu nitelikteki çayırların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesi mümkündür.

Eğer 1961 senesi öncesi taşınmazlar sazlık-bataklık niteliğinde ise; bataklık ve sazlıklar, birçok canlı türünün yaşamını sürdürdüğü alanlar olduğundan, istikrar kazanmış ve devamlılık gösteren Yargıtay uygulamalarına göre, doğal dengenin bozulmaması bakımından bataklık ve sazlıkların imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılmaları kural olarak mümkün değildir.

Ancak, 5516 sayılı Bataklıkların Kurutulması ve Bundan Elde Edilecek Topraklar Hakkındaki Kanunun 1.,2.,3.,4., 5. ve 6. maddeleri gereğince, sazlık ve bataklık yerlerin ancak idari yoldan Valiliğe başvurulması suretiyle ve izin alınarak kültür arazisi haline getirilmeleri mümkündür.

Her ne kadar bu Kanun 02.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5637 sayılı Kanunla kaldırılmış ise de; yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar 5516 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması olanağının bulunduğu konusunda şüphe yoktur.

Tüm bu açıklamalara göre, dava konusu taşınmazın öncesinin sazlık- bataklık olduğunun belirlenmesi halinde imar-ihya ve zilyetlikle edinilemeyeceği ancak o dönem yürürlükte bulunan 5516 sayılı Yasada belirtilen koşulların duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi halinde kazanımın mümkün olacağı açıktır.

O halde; Mahkemece yukarıda belirtilen ilke ve usuller çerçevesinde öncelikle 1961 yılı öncesinde taşınmazların niteliğinin ne olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, sonucuna göre sazlık-bataklık ise kural olarak kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği ancak yukarıda belirtilen 5516 sayılı Yasanın aradığı şartların yerine getirilmesi halinde kazanımının söz konusu olabileceği göz önünde bulundurulmalı, taşınmazlar 1961 yılı öncesi çayır niteliğinde oldukları belirlendiği takdirde ise ot biçmenin ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabul edilebileceği ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanımın diğer şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durularak sonuca gidilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/16500, K. 2020/5223, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/16500
Karar No
2020/5223
Tarih
21 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16503 K.2020/5314
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16510 K.2020/5484
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/16538 K.2020/10004
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16545 K.2020/4338
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/16566 K.2020/3349
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/16571 K.2020/3350

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.