İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16675 K.2020/2733

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/16675Karar2020/2733Tarih1 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/16675 E., 2020/2733 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, ... İli ... ilçesi ... ... Mahallesi ... mevkiinde, 106 ada 3 parselde kayıtlı bulunan gayrimenkulde, 119 metrekare iki katlı ev bulunduğunu, söz konusu evin bir katının davacılardan ...'e, bir katının da davacılardan İdris’e ait olduğunu, bu nedenle evin müvekkilleri adına tespitinin gerektiğini, yine ... ili ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 106 ada 1 parselde kayıtlı gayrimenkulde bulunan evin ve ağaçların ise davacılardan ... 'a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, davalılar vekili 07.04.2015 havale tarihli beyan dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile ... ili ... ilçesi ... ... mahallesi 106 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan 2 katlı ev ve tek katlı ahır ile muhtelif cins ağaçların davacı ...'a aidiyetinin tespitine, ... ili ... ilçesi ... ... mahallesi 106 ada 3 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan 3 katlı ev ve muhtelif cins ağaçların davacı ...'a ve ...'a aidiyetinin tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı paydaşlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazların kadastro tespitinin, 17.06.1997 tarihinde yapıldığı, itiraz olmadan 17.03.1998 tarihinde kesinleştiği, davaya konu 1 parselin davacılardan İbrahim adına iki katlı kargir ev ve bahçe vasfıyla tescil edildiği, kadastro tutanağında davacılardan İbrahim tarafından parsel üzerine 1972 tarihinde ev yapıldığının belirtildiği, 3 parselin ise, bir katlı kargir ev ve bahçe vasfıyla davacılar İdris ve ...’in babası adına tespit gördüğü, davaya konu taşınmazlar hakkında davalılar murisi tarafından tespit öncesi nedene dayanarak tapu iptal tescil davası açıldığı, ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/42 Esas 2002/237 Karar sayılı ilamıyla davalılar murisinin dayanak 19.11.1985 tarihli tapu kaydı uygulanmak suretiyle, davaya konu taşınmazların 2/3 hissesinin davalılar murisi adına tesciline karar verildiği, 28.03.2004 tarihinde kararın kesinleştiği, davaya konu taşınmazların 2/3 payı üzerinde davalıların elbirliği halinde malik oldukları, 106 ada 1 parselin 09.03.2015 tarihinde ifraz görerek 1.345.28 m2 kısmının yol vasfıyla, davacılardan İbrahim ve davalılar adına 106 ada 1/A parsel olarak tescil edildiği, oluşan son tapu kayıtlarında muhdesat şerhi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718 ).

22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad. 722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez.

Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.(HMK mad. 114/1-h ve 115)

Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

Somut olaya gelince, mahkemece, dosya içerisinde celp edilen ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/42 Esas, 2002/237 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davalıların sonradan satın alma yoluyla arazide hissedar oldukları, her hangi bir şekilde taşınmaz üzerinde kullanımlarının olmadığı, davacıların uzun zamandır devam eden kullanımlarına da ses çıkarmadıkları, fen bilirkişisi Metin Nevzat tarafından düzenlenen 22.06.2001 tarihli krokide her iki taşınmaz üzerinde de ev bulunmakta ise de, o tarihte de taşınmazları davacıların kullandıkları ve mevcut evlerin de davacılara ait olduğunun anlaşıldığı,

yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları ve inşaat mühendisi bilirkişiden alınan rapor da birlikte değerlendirildiğinde her iki parsel üzerinde eski mevcut yapıların yıpranmış olması nedeniyle yıkılarak yerine dava konusunu oluşturan ve tespiti istenilen yeni binaların davacılar tarafından yapıldığı, taşınmazların bulunduğu yerde karayollarınca kamulaştırma işlemi yapılması nedeniyle, davacıların dava açmakta hukuki yararı da bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.

Şöyle ki, dava, dava konusu taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma kapsamında kaldığı iddiası ile açılmış ancak, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma evrakları ile kamulaştırma haritası getirtilerek keşif sırasında uygulanmamış ve dava konusu muhdesatların kamulaştırma kapsamında kalan alanda yer alıp almadığı, yine davaya konu ağaçların kamulaştırma ilanından önce mi sonra mı dikildiği de belirlenmemiş, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edilmiştir.

Hal böyle olunca, dava konusu alana ilişkin kamulaştırma haritalarının getirtilmesi, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın çalışma alanı içinde kalıp kalmadığının saptanması, dava konusu alanın harita üzerinde işaretlenmesi, davaya konu ağaçların kamulaştırma ilanından önce mi sonra mı dikildiğinin tespit edilerek hukuki yarar olgusunun saptanması gerekir. Bu hususlar düşünülmeden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de; 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece, kabul kararı verilen ağaçlar, cins, yaş ve adet olarak hükümde belirtilerek, HMK'nin 297/2. maddesine uygun infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması gerekirken, muhtelif cins ve nitelikte ağaçların davacılara ait olduğunun tespitine şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/16675, K. 2020/2733, 1 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/16675
Karar No
2020/2733
Tarih
1 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16676 K.2020/2730
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/16694 K.2020/4672
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16701 K.2020/2717
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16703 K.2020/2720
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16704 K.2020/2708
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/16705 K.2020/2716

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.