KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/16698 E., 2020/1315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1373 parsel sayılı taşınmazı davalılar mirasbırakanından 1972 senesinde haricen satın aldığını, taşınmazın tapulu olmasına rağmen kendi adına tescili yaptıramadığını, davalılar mirasbırarakanının da 1973 senesinde öldüğünü, o tarihten itibaren taşınmazın zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, taşınmazın mirasbırakan ve ondan sonra da mirasçıları tarafından verilen muvafakate dayalı olarak davacı tarafından kullanıldığını, davacının ekonomik gücü olmadığından kullanıma rıza gösterildiğini, taşınmazın tüm vergilerinin davalılarca ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapulu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Dairece " ... yanların delillerinin toplanması, olayda TMK'nin 713/2. maddesindeki olumlu olumsuz koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm verilemez ... " gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yagılama sonucunda iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu, tarla nitelikli 1373 parsel sayılı taşınmazın davalılar mirasbırakanı Süleyman'a ait olduğu, davacının sunduğu 09.04.1972 tarihli belge içeriğine göre davaya konu taşınmazın tanıklar eşliğinde davacıya haricen mirasbırakan Süleyman tarafından satıldığı, taşınmazın kadastrosunun 24.07.1970 tarihinde yapıldığı, murisin 16.12.1973 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Dava, TMK'nin 713/1 ve 2. fıkraları gereğince açılan ölüm ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.
Somut olayda, bir kısım davalılar vekili 11.03.2009 havale tarihli dilekçesi ile taşınmazın uzun yıllardır davacının zilyetliğinde olduğunu beyan etmiş, davacı tanıkları 9 hayvan satmak suretiyle davacının taşınmazı satın alıp, o tarihten itibaren kullandığını belirtmiş, 01.10.2009 tarihli bilirkişi raporu uyarınca da 09.04.1972 tarihli çekişme konusu taşınmaza ait olduğu anlaşılan harici satış senedindeki imzanın mirasbırakan Süleyman'a ait olduğu tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca; iddianın kanıtlandığı gözetilerek, davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi, davanın niteliği gereği davada yeri olmayan Hazine ve Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/16698, K. 2020/1315, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama