İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/17108 K.2020/5416

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/17108Karar2020/5416Tarih24 Eylül 2020Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/17108 E., 2020/5416 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 134 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... adına kayıtlı iken mirasçıları tarafından 1983 yılında davacı vekil edenine haricen satıldığını, müvekkilinin satış bedelini nakden ve tamamen ödeyerek taşınmazın zilyetliğini devraldığını, vekil edeninin 1983 yılından beri nizasız ve fasılasız olarak zilyet ederek taşınmazı bahçe ve depo olarak kullandığını,

tapuda malik olarak görünen ...’ın satıştan sonra ve 21.11.1983 tarihinde vefat etmiş olup vefat tarihinin üzerinden 20 yılı aşkın zaman geçmiş olmasından dolayı tapu kaydının hukuki değerini yitirmiş olduğunu açıklayarak dava konusu 134 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın vekil edeni adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihi itibariyle tespit edilecek bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek faiziylae birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davaya yasal süresi geçtikten sonra cevap veren davalılardan ..., ......., ..., ... ve ... vekili, dava konusu taşınmazın vekil edenlerinin murisi olan ...’ın mirasçıları tarafından kullanılmakta olduğunu, davacının taşınmazda zilyet olmadığını, davacının taşınmazın haricen satın alındığına dair herhangi bir yazılı belgeyi delil olarak dosyaya sunmadığını, tapulu taşınmazların devrini amaçlayan sözleşmelerin ancak resmi şekilde yapıldıkları taktirde geçerli olarak hüküm ve sonuç doğurabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı vekili, yukarıda anılan bir kısım davalılar vekilinin cevaba cevap dilekçesinde, cevap dilekçesinin yasal süresinde olmadığını, savunmanın haksız olduğunu açıklayarak dava dilekçesinde davanın kabulü konusundaki talebini yinelemiştir.

Yargılama sırasında davalılardan ...’in ölümü nedeniyle mirasçılık belgesine göre mirasçıları olan Remziye İp, Merve İrge İp ve ... dahili davalı olarak davaya dahil edilmiştir.

Mahkemece, “...Davacının tescil talebi değerlendirildiğinde; haricen satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Tapulu taşınmazın haricen satış ve devri geçersizdir. Taraflar arasında taşınmaz mülkiyetini nakil borcunu doğuran bir sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması halinde TBK.nin 11/2 maddesi hükmü uyarınca bu sözleşme batıldır. Böyle bir sözleşmeye dayanarak alıcının, satıcı kayıt maliki ya da üçüncü kişilere karşı açtığı iptal ve tescil davasının dinlenme olanağı yoktur. Tapulu taşınmazın haricen satılması durumunda, taraflar ancak geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle verdiklerini geri isteyebilirler.

Bedel tazmini talebi incelendiğinde ise, 1086 sayılı HUMK'un 288 ve 6100 Sayılı HMK'nin 200 ve müteakip maddelerine göre; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zaman miktar veya değerleri 2.500 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu hususta tapuda alım-satıma dair bedel alındığına dair resmi akit bulunmadığı gibi davacı taraf yazılı belge ibraz edemememiştir. Davacı tanıkları her ne kadar dava konusu yerin davacı tarafça satın alındığını belirtmiş iseler de yukarıdaki kanun maddeleri gereğince miktar yönünden açıklandığı nitelikte yazılı belge sunulamamıştır.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı, dava konusu yerin tesciline, olmadığı takdir de bedelin tazminine yönelik dava açmış ise de, izah edilen gerekçelere göre ispat edilemeyen davanın reddine dair karar verilmek gerektiği..” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekil tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, terditli talepleri içeren ve TMK’nin 713/2. maddesindeki kayıt malikinin ölümü ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayanan tapu iptali ve tescil, bu talebin kabulünün mümkün olmaması halinde haricen satışa konu taşınmazın satış bedelinin faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemine dayalıdır.

Dosya kapsamındaki tapu kayıtları, nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesinden, dava konusu 134 ada 11 parsel sayılı taşınmazın öncesinde 119 parsel sayılı taşınmaz olup tapulama ile tam mülkiyetinin 19.02.1980 tarihinde ... adına kaydının yapıldığı, taşınmazın 22.02.2013 tarihinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi uygulaması sonucu 134 ada 11 parsel numaralarını alarak yine aynı malik adına tarla vasfı ile ve 512,90 m2 yüzölçümlü olarak kaydının yapıldığı, Taşınmazın kayden maliki olan ...’ın 21.11.1983 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının tamamının davada davalı olarak yer aldığı,

güncel tapu kaydına göre ise dava konusu taşınmazın Birden fazla ölüm halinde intikal suretiyle muris ...’ın mirasçıları adına dava tarihi olan 20.11.2013 tarihinden sonra ve 27.11.2013 tarihinde kayıtların yapıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olaya gelince, her ne kadar dava konusu 134 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davacının haricen satın aldığını iddia ettiği tarih olan 1983 yılında tapulu taşınmaz olduğu ve tapulu taşınmazların haricen satışının TMK’nin 706. maddesi, TBK’nin 237. maddesi, Tapu Kanunu’nun 26. maddesi ve Noterlik Kanunu’nun 60. ve 89. maddeleri gereğince geçerli olmadığı ilke olarak doğru olsa da davacının davadaki iddia ve talebi taşınmazın haricen satın alınmasına dayanan tapu iptali ve tescil değil, TMK’nin 713/2. maddesinde düzenlenmiş olan tapudaki kayıt malikinin ölü olması ve kazanmayı sağlayan zamanaşımı nedeniyle tapunun hukuki değerini yitirdiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemlidir.

Diğer yandan dava konusu 134 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalıların murisi olan ... adına tam hisse mülkiyet kaydının 19.02.1980 tarihinde oluştuğu, davacının taşınmazı 1983 yılında muristen haricen satın alarak satın aldığı tarihten itibaren de 20 yılı aşkın süre boyunca taşınmaza nizasız ve fasılasız olarak zilyet ederek kullandığı iddisına dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, anılan taşınmazın tapuda 27.11.2013 tarihine kadar anılan murisin mirasçıları adına intikal görmediği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle iddia ve savunma çerçevesinde toplanan delillerle birlikte dava konusu taşınmaz başında alanında uzman bilirkilerle birlikte, davacı tanıkları ve mahalli bilirkişiler dinlenmeli davacının varsa ne kadar süredir dava konusu taşınmazda veya bir kısmında zilyet olduğu araştırılmalı, taşınmazın davacı tanıklarının ve mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre davacının zeminde varsa zilyet olarak kullandığı belirtilen kısım teknik bilirkişilere gösterilerek teknik raporunda ve krokisinde işaretli olarak gösterilmesi sağlanmalı ve bu suretle iddia ve savunma çerçevesinde toplanan delillere, dinlenen davacı tanıkları ile mahalli bilirkişi beyanlarına ve keşfen alınan raporlara göre ulaşılan sonuca göre karar verilmelidir.

Durum böyle iken mahkemece davanın, davacının talebine uygun düşmeyen biçimde nitelendirilmesi ve TMK’nin 713/2. maddesinde varlığı aranan zilyetlik olgusunun araştırılması bakımından taşınmazın bulunduğu mahalde keşif yapılmadan, davacı tanıkları ile mahalli bilirkişilerin keşif mahallinde dinlenmeden, davacı tanıklarının duruşmada dinlenmesi ile yetinilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17108, K. 2020/5416, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17108
Karar No
2020/5416
Tarih
24 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/17113 K.2020/3233
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17114 K.2020/5478
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/17121 K.2020/3161
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/17128 K.2020/3162
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17155 K.2020/10428
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/17167 K.2020/4104

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.