KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/17354 E., 2018/217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte dosya borcu için ödeme yapılırken ilamda kendi lehine hükmedilen ilam vekalet ücretini mahsup ederek ve vekalet ücretinden gelir vergisi kesintisi yapılarak ödeme yaptığını açıklayarak bakiye borç için gönderilen 27.04.2012 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece dosya bakiye borç hesabının bilirkişi vasıtasıyla yaptırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda icra vekalet ücretinin %20'si üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılarak sonuca gidildiği, taraflarca hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 27.10.2014 tarih, 2014/701 Esas-2014/19235 Karar sayılı kararı ile icra vekalet ücreti takip masrafı niteliğinde bulunduğundan, borçlunun bu miktarı icra dairesine öderken gelir vergisi kesintisi yapılamayacağı nazara alınarak, bu kesinti yapılmadan dosya bakiye borcu hesabının yapılması gerektiği ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/son maddesi uyarınca;
dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu, bu ücretin, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceği (HGK'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-213 Esas 2004/215 sayılı kararı), somut olayda ise borçlunun bu hakkından vazgeçerek takas mahsup talebinde bulunduğu, mahkemece, borçlu ... lehine takip konusu ilamda hükmedilen 9.700,00 TL vekalet ücretinin de borçtan mahsubu yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 27.04.2012 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; İİK'nun 17/1. maddesinde "Şikayet, icra mahkemesince kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur yahut düzeltilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda. Mahkemece bozma ilamına uyularak 02.02.2016 tarihli ek bilirkişi raporu alınmıştır. Hükme esas alınan bu raporda bozma ilamında belirtilen gelir vergisi kesintisi yapılmadan dosya borcu hesaplanmış ve 9.700,00 TL ilam vekalet ücreti de borçtan mahsup edilmek suretiyle şikayete konu muhtırada talep edilebilecek bakiye borcun 6398,34 TL olduğu belirlenmesi doğrudur. Şikayete konu muhtıradaki borç miktarı 349916,95 TL'dir.
6398,34 TL bakiye borç kaldığı mahkemenin kabulünde ise de Mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile 6398,34 TL miktardan fazlasının iptaline karar verilmesi gerekirken 27.04.2014 tarihli muhtıranın tümden iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Bu kapsamda şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğinden davalı alacaklı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderinin de şikayetin kabul ret oranına göre alınması gerekirken tamamının davalı alacaklıdan alınması doğru değil ise de açıklanan bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17354, K. 2018/217, 11 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama