KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/17373 E., 2017/11745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 06.06.2016 gün ve 2014/26136 Esas, 2016/9950 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, dayanak ilamın eda hükmü içermediğini, tahliye ve teslime dair hüküm bulunmadığını, tespit hükmü niteliğinde olduğu için kesinleşmeden infaz edilemeyeceğini açıklayarak icra emirlerinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamın TMK'nun 693. maddesi uyarınca paydaşların taşınmazı kullanma ve taşınmazdan yararlanma şekillerinin nasıl olacağına dair bir eda hükmü içerdiği, bu hükümde mülkiyet hakkının tespitinin yapılmadığı, her iki paydaşa kullanmalarına izin verilen alanları kullanma hakkı verildiği gibi aynı zamanda birbirlerine karşı da kullanmalarına karar verilen alanları kullanmama yükümlülüğünü verdiği ve bu yönüyle ilamın bir eda hükmü içerdiği ve icra edilmesi için kesinleşmesi gerekmediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hükmün borçlu vekilince temyiz edilmesi üzerine üzerine Dairemizce mahkeme kararının bozulduğu, bozma ilamına karşı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Takip dayanağı ilamda alacaklı ile borçlunun dava konusu taşınmazlarda 1/2 oranında paylı mülkiyet sahibi oldukları, taşınmazlardan, bazı parsellerin tamamının, bazılarının bölünerek, bazılarının ise tek ve çift yıllarda dönüşümlü olarak alacaklı ve borçlu tarafından kullanılmalarının hüküm altına alındığı,her bir paydaşın kullanacağı bu yerlerin de hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da gösterildiği anlaşılmaktadır.
İlamda taşınmazları kullanacak kişiler yönünden kullanım hakkının tanınması, bu kullanım hakkının tanındığı yerden diğer paydaşın kullanım hakkının engellenmesi anlamı çıkmaktadır. Bu durumda ilamın infazının paydaşlar arasında kendi kullanımlarına hükmedilmeyen kısımlardan ihtar edilmek suretiyle kullanılmasının icra yoluyla engellenmesi mümkündür.
Anılan bu gerekçe ile mahkeme hükmünün onanması gerekirken bozulduğu görülmekle alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17373, K. 2017/11745, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama