İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/17599 K.2020/5408

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya…

Esas2016/17599Karar2020/5408Tarih24 Eylül 2020Okuma5 dk · 904 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/17599 E., 2020/5408 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

904 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı-karşı davalı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 422 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, vekil edeni tarafından yapılmış olan bina bulunduğunu açıklayarak, taşınmazda bulunan binanın vekil edenine ait olduğunun tespitine, karşı davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı-karşı davacı ..., ... ve ... vekili, dava konusu muhdesatı davacı ve karşı davacıların birlikte yaptıklarını, evin yapım giderinin bir kısmının müşterek çay bahçelerinin gelirinden,bir kısmının ise iş güç sahibi olan müvekkillerinin maddi katkıları ile sağlandığını, davacı ...’in kendi geçimini ancak sağlayabildiğini, evin inşaasına hiçbir maddi katkıda bulunmadığını, müvekkilleri devlet memuru olarak şehir dışında yaşadıklarından, davacı ...’in malzeme ve usta teminini sağladığını, inşaat tamamlandığında kendileri ile birlikte davalı anneleri ...’in binanın birinci katında oturduğunu,

üst kattaki daireyi maddi imkanı olmayan davacı abileri ...’e devamlı ikamet etmesi için tahsis ettiklerini, tarafların 20 yıl boyunca yapıyı bu şekilde kullandıklarını öne sürerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile muhtesadın davacı ... ile müvekkileri arasında eşit oranda aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dosya davalıları ... ve ..., yasal süresi içerisinde cevaplarını bildirmedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.

Mahkemece; tanık beyanları uyarınca dava konusu muhdesatın davacı ... nam ve hesabına yapıldığı, karşı davacıların ise muhdesatın yapımına katkı sağladıkları gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacılar vekili vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.

1. Davalı-karşı davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Muhdesatın tespitine ilişkin davada kabul kararı verilebilmesi için, muhdesatın davacı tarafından, kendi geliri ile, kendi nam ve hesabına yaptırıldığı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatı gerekir.

Davacı ve karşı davacıların anneleri olan ...’in ortaklığın giderilmesi davasında dosyaya sunduğu 18.09.2013 tarihli dilekçesinde, dava konusu binanın tek başına oğlu ... tarafından yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, eşinin vefatı üzerine oğulları tarafından müşterek olarak inşa edildiğini, bina üzerinde dördününde eşit oranda hakkının olduğunu, baştan beri her birinin bu binanın yapılmasında anlaştıklarını ve katkı verdiklerini, inşaatın yapılmasında, ustaların bulunmasında ve malzeme temininde diğer çocukları memur olduğu için oğlu ...’in ilgilendiğini, ...’in zaten bu evi yapacak maddi durumunun olmadığını,

inşaat bittiğinde birinci katta kendisi ve karşı davacı oğullarının 20 yıl kadar oturduklarını, bu dönemde ikinci katın bittiğini ve davacı ...’in buraya oturduğunu, ancak birinci kata sığmadıkları için karşı davacı oğullarının üçüncü katı yapmak istediklerinde anlaşmazlık çıktığını ve bu davaların açıldığının beyan ettiği, yine davacı ve karşı davacıların kardeşi olan davalı ...’ın aynı içerikteki dilekçesini dosyaya ibraz ettiği, davacı tanıklarından olup dava konusu muhdesatın bir kısım inşaat işlerinde usta olarak çalışan ...’in bir kısım inşaat bedellerini karşı davacılardan aldığını beyan ettiği,

karşı davacı tanıklarının ise genel itibariyle, dava konusu muhdesatın taraflarca müştreken yapıldığını, bina üzerindeki katlarda da tarafların oturduklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. Bu durumda, muhdesatın davacı tarafından, kendi geliri ile, kendi nam ve hesabına yaptırıldığı hususu duraksamasız ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı-karşı davacılar vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.

718) 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 maddeler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez.

Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115) .

Somut olaya gelince, karşı dava dilekçesinde dava konusu muhdesatın asıl davacı ile eşit oranda aidiyetine karar verilmesi talep edilmiştir. Yukarıda değinilen kanuni düzenlemeler uyarınca bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bu durumda karşı davacılar kanun gereği muhdesat üzerinde hak sahipleri olduklarından, bunun tespitine ilişkin dava açılmasında güncel hukuki yararlarının bulunduğundan söz edilemez. O halde, Mahkemece karşı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine (HMK mad. 115) karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17599, K. 2020/5408, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17599
Karar No
2020/5408
Tarih
24 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17602 K.2020/5164
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17603 K.2020/5280
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17604 K.2020/5147
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17608 K.2020/5024
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17618 K.2020/5425
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17622 K.2020/5102

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.