KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/17971 E., 2016/16969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu, ecrimisil alacağına hükmedilen takip dayanağı ilama konu taşınmazın ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ilamı ile adına tescil edildiğini, ecrimisil talep edilen yerin kendisine ait olduğunu ve ilamın zamanaşımına uğradığını açıklayarak takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece şikayetin kabulüne, kısıtlı adına Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca vasinin dava açmak için vesayet makamından izin alması gerektiğinden ve alınmış bir izin bulunmadığından takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı ilamda davacının ... adına vesayeten ...r, davalının ... olduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ek kararı ile vasi ...'e kısıtlı ...'ı ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı dosyasında kararın kesinleşmesi halinde infaz işlemlerini yapmak üzere, bu işe münhasıran avukata vekalet verilmesi hususunda izin ve yetki verilmesine karar verildiği takibin ise ... vasisi ... tarafından ... tarihinde vekalet verilen avukat tarafından ... tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Sulh Hukuk Mahekemesi'nin açıklanan bu ek kararı ve bu kapsamda verilen vekalet ile kısıtlı adına takip yapılabilir. Bu nedenle borçlunun şikayet sebepleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17971, K. 2016/16969, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama