KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/18248 E., 2017/7712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Takibin Taliki veya İptali
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Borçlular vekili şikayet dilekçesindeki diğer şikayetlerinin yanı sıra takip dayanağı ilamda vekil edenlerinin taraf olmadığını, bu nedenle ilamdaki davalılara karşı takibin başlatılması gerektiğini açıklayarak takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece derdestlik itirazının reddi ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un 20.maddesi hükmü gereğince kat maliklerinin sorumlu oldukları miktarın belirtilerek takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamlı icrada borçlu ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir.
İlamlı icrada borçlu yedi gün içinde İcra Dairesine başvurarak icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle ilamlı icra takibini durdurma imkanına sahip değildir.
Borçlu yalnızca, İİK'nun 33. maddesi hükmü gereğince, borcu ödemiş olması, alacaklıdan mehil almış olması veya ilamın zamanaşımına uğramış olması halinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz.
İlamlı takibe yasada belirtilen nedenlerle ancak itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur. Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için açık, net, likit, eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır. İlam hükmünün kime yada kimlere yönelik olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
İlamlı takibe itiraz nedenleri yasada sınırlı bir şekilde belirtilmiştir. Şikayetçinin talebi İİK'nun 33. maddesi hükmü kapsamında bir itiraz değildir. İlamda davalı olarak yer almadığını, yargılamasında bulunmadığını iddia etmektedir.
Talep İİK'nun 16. maddesi yollamasıyla İİK.nun 41. maddesine dayalı şikayet olarak değerlendirilebilir.
Yerel mahkeme kararında da belirtildiği gibi, ilamda taraf olmayan takip talebinde borçlu olarak yer almayan davacıya icra emri gönderilmesi ilamlı takip hükümlerine uygun değildir. Bu doğrultuda, Dairemizin yeni oluşan içtihatları ile kat maliklerine karşı ilama atıf yapılmak suretiyle ancak ilamsız takip yapılabilir. Anılan takibe itiraz halinde ise; tamamı belirlenen borçtan, itiraz eden kat malikinin sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali yargılamasında belirlenebilir. İlamın yargılamasında yer almayan takip konusu borcun ne kadarlık kısmından sorumlu olduğu ilamdan net bir şekilde anlaşılamayan kişilere ilamlı takibin yöneltilmesi ve icra emri gönderilmesi, ilamlı takip hükümlerine uygun değildir.
Somut olayda; takip dayanağ.....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2013/194 E-2014/590 .... sayılı kararında davalıların.......Maliklerini temsilen yöneticileri olduğu, ''davanın sulhen sonlandırılmasına, davanın tarafların 14.07.2014 tarihinde imzalayıp kararlaştırdıkları şekilde sulh sözleşmesi ile sonlandırılmasına,sulh sözleşmesinin aynen tasdikine, kararlaştırılan bütün hükümlerin mahkeme hükmü olarak kabulüne karar verildiği, ilam içeriğinden ''...' a ödenecek 35.000TL kıdem tazminatı ... haricinde bulunan diğer......r kat malikleri tarafından tahsil edilerek ...'a ödeme yapılacağı'' belirtilmiş ise de;
hangi kat malikinden ne oranda tahsil edileceği yönünde ilamda açıklık bulunmadığından anılan ilamın kat malikleri yönünden ilamlı takibe konu edilmesi infaz kabiliyeti bulunmadığı nedeniyle mümkün değildir.
O halde Mahkemece şikayetin bu nedenle kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/18248, K. 2017/7712, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama