KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/18999 E., 2019/2964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu şirket ile aralarında uzun süredir devam eden ticari bir ilişki olduğunu, müvekkili tarafından dava konusu haczin yapıldığı taşınmazın borçludan 14/03/2014 tarihinde satın alındığını, ayrıca borçludan hayvan ve ekipman da satın alındığını, davacının 26/02/2014 tarihinde hayvancılık faaliyetine başladığını, müvekkilinin satın almış olduğu malların bedelini ödediğini, zilyetliği ve mülkiyetini devraldığını belirterek istihkak iddialarının kabulüne, haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirkete ait olduğu bilinen işyerinde yapılan haciz esnasında davacı tarafça istihkak iddiasında bulunulduğunu, davacının borçlu şirket adına hareket ettiğini, muvazaalı devir söz konusu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişinin davaya konu haczedilen hayvanları satın aldığına dair dosyaya sunduğu faturalar ve dekontlar borcun doğumundan önceki tarihli olsa bile dayanak çekin ileri tarihli düzenlenebileceği, fatura ve dekontlarda haczedilen hayvanlara ait kaydın da bulunmadığı, sıralı şekilde işlemler yapıldığı, yine davalı tarafın sunduğu, ipotek belgesinden üçüncü kişi ve borçlu şirket arasında güven ilişkisinin bulunduğu, borçlu ve üçüncü kişi tarafından alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Haczin 3. kişinin ticaret sicilinde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığı, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu şirket ortağı ya da yetkilisi hazır olmadığı gibi, borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, ayrıca borçlu ile 3. kişi arasında organik bağ olmadığına göre, mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK'nin 96.maddesi gereğince üçüncü kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispatlayamadığı bunun yanında davacı üçüncü kişinin delil olarak sunduğu fatura ve ödeme belgelerinin ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacının dayandığı delillerin üçüncü kişi lehine olan karineyi desteklediği görülmüştür.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/18999, K. 2019/2964, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama