KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/19248 E., 2020/3557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Zilyetliğin Korunması
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalının, dava konusu mermer sahasının ruhsatlı maliki olduğunu ve söz konusu yerin işletilmesini ... Sözleşmesi ile vekil edeni şirkete kiraladığını, ancak davalının davacı şirketin faaliyetlerine engel olduğunu, şirketin para cezası ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet verdiğini, yine sahadaki deneme-numune sınırları içinde üretilen yaklaşık 50.000 kg ağırlığında 5 bloktan oluşan mermeri ocaktan çalarak götürdüğünü belirterek, ... Sözleşmesine dayalı olan zilyetliğinin korunmasına, haksız ve izinsiz çalılan 5 bloktan oluşan mermerin iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davada davacının zilyetlik iddiasının, arkasında bir hak iddiasını bulundurması, davanın 6100 sayılı HMK'nin 4/1-c madde ve fıkralarında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp; temelinde bir hak davası olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Görev kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda bir dava şartıdır. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı gibi taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357. maddesi ve devamında düzenlenen hasılat kirasının bir türü olarak kabul edilen rödovans sözleşmesinden kaynaklanmaktadır HMK’nin 4/1-a maddesinde; kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır.
Eldeki dava 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girmesinden sonra 16.02.2016 tarihinde açılmış olup görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/19248, K. 2020/3557, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama