KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/19443 E., 2017/2264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Meskeniyet İddiası
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu, haczedilen taşınmaz ile ilgili olarak meskeniyet şikayetinde bulunmuş, Mahkeme’ce şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine, alacaklı vekili kararı temyiz etmiştir.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 75.000 TL olarak belirlendikten sonra, borçlunun yaşı, sosyal statüsü, ailevi durumu ve gelir düzeyi gibi hususlar gerekçe gösterilerek çekişmeli meskenin borçlunun haline münasip evi olduğu değerlendirmesi yapılmış ise de; anılan kriterler borçlunun yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Değerlendirme yapılırken; borçlunun tek yaşadığı da gözetilerek en mütevazi semtlerdeki 1+1 veya 2+1 mesken fiyatları esas alınmalıdır.
Öte yandan, şikayete konu meskenin Sincan Garına 2 km mesafede orta gelişmiş bir muhitte, üç oda bir salondan müteşekkil bulunduğu, mutfak, wc, banyo ve odaların yapılı olduğu (dairenin iç kapısı çelik kapı, pencereler ve balkon kapısı PVC, duvarlar plastik boyalı...) belirlendikten sonra değerinin 75.000 TL olarak gösterilmesi çelişkili olup rapor bu hali ile kabul edilebilir değildir.
O halde, Mahkemece yapılacak iş, yeni bir bilirkişiden rapor alınarak; takip hukukunda asıl olanın alacaklının alacağına kavuşturulması olduğu hususu göz önünde bulundurularak, borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar yukarıdaki ilkeler doğrultusunda tespit edilip, raporlar arasındaki çelişkilerde giderilerek belirlenen bu değer, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanının dosya borcuna ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/19443, K. 2017/2264, 21 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama