KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/1959 E., 2016/6711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Katkı Payı Alacağı
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasında mahkemenin görevsizliğine dair .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.12.2015 gün ve 354/235 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davacının evlilik birliği içinde Akbank'tan 48 ay vadeli kredi çektiğini, daha sonra davacı ile davalının boşandığını, tarafların çekilen kredi borcundan ortak sorumlu oldukları ve yarısını davalının ödeyeceği konusunda anlaştıklarını, ancak davalının ödeme yapmaması nedeniyle davacının kredi borcunu ödemeye devam ettiğini açıklayarak boşanma dava tarihi olan 11.04.2013 tarihinden sonrasına tekabül eden kredi ödemelerinin yarısına yönelik alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kredinin evlilik birliği içerisinde çekildiği, edinilmiş mal olarak kabulü gerektiği, bu itibarla Aile Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, evlilik birliği içinde çekilen 48 ay vadeli kredinin mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı 11.04.2013 tarihinden sonrasına tekabül eden (karşılık gelen) borç miktarının yarısının davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Söz konusu talebin, mal rejiminin tasfiyesi ile ilgisi bulunmayıp Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde genel mahkemelerde görülmesi gereken uyuşmazlık niteliğinde olması nedeniyle 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi gereğince aile mahkemelerinin görevi kapsamında değildir.
Dava görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı halde, uyuşmazlığın hatalı nitelendirilmesi sonucunda görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğuna değinilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Şu durumda, mahkemece davaya kaldığı yerden devam edilerek uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir.
Anılan yönün gözetilmemesi usul ve Yasa'ya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/1959, K. 2016/6711, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama