KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/19838 E., 2016/16185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirket aleyhine başlatılan takip nedeniyle yapılan haciz sırasında davalı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, bu iddianın kötü niyetli olarak borçtan kurtulmak ve mal kaçırmak amacıyla ileri sürüldüğünü belirterek istihkak iddiasının reddine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3 kişi şirket vekili, her iki şirketin de faaliyet alanının farklı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, borçlu şirketin borcunu ödemekten imtina etmek amacıyla 3. kişi şirketi kurduğu ve muvazaalı hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3. kişi şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. vd. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İstihkak davasının amacı hacizli eşya ya da hak üzerinde cebri icranın devam edip etmeyeceğini belirlemektir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak geçerli ve süresinde istihkak iddiasında bulunulmasıdır.
Somut olayda, haciz sırasında hazır bulunan sigortalı çalışan tarafından, davalı 3. kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulması geçerli değildir. İstihkak iddiasının geçerli olması için iddianın 3.kişi şirket adına yetkili bir kişi tarafından ileri sürülmüş olması gerekir. Dava doğrudan alacaklı tarafından açılmış olup, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre de hacizden sonraki süreçte süresi içerisinde geçerli bir istihkak iddiasında bulunulmamıştır.
Ortada geçerli bir istihkak iddiası olmadığından, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/19838, K. 2016/16185, 28 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama