KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/20166 E., 2020/1941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 24 ada 76 parsel sayılı taşınmazın malikinin ... oğlu ... olduğunu, onun ölümü ile taşınmazın taksimen eşi ...'ya kaldığını, bu kişinin 1945 yılında dava dışı ...'e haricen sattığını, ...'in de taşınmazı 1994 yılına kadar kullanıp o tarihte kendisine haricen sattığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, harici satımın ıspatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, eklemeli zilyetliğe dayalı TMK'nin 713. maddesi gereğince açılan iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın 1982 yılında yapılan kadastro tespitinin yapıldığı, itiraz üzerine Kadastro Mahkemesi'nin 1987/366E – 1995/115K sayılı kararı ile davanın reddine karar verilerek taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, kararın 1996 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 15.01.2008 tarihinde açılarak kadastro tespiti öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu açıktır.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklananlar doğrultusunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, harici satım iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ret kararı sonucu itibariyle doğru olup yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçe düzeltilmek suretiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/20166, K. 2020/1941, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama