KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/20920 E., 2017/5867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili icra emrinde müvekkili şirketin ünvanının yanlış yazıldığını, ilam nedeniyle alacaklıya karşı sorumlu oldukları miktara ilişkin ödeme yapılırken aynı ilamda vekil edeni lehine hükmedilen ilam vekalet ücretinin borçtan mahsup edilerek ödeme yapıldığını, takipten önce bu şekilde yapılan ödemenin alacaklı tarafça kabul edilmeyerek iade edildiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz hesaplanamayacağını ve takipten önce ödeme sebebiyle icra takip masrafları, icra harç ve icra vekalet ücretinden borçlunun sorumlu tutulamayacağını açıklayarak icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece. Avukatlık Kanunu 164/5. maddesi gereğince karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu, iş sahibinin borcu nedeniyle takas mahsup edilemeyeceği , icra emrinde borçlu şirketin ünvanının.... olarak takipten sonra düzeltildiği gerekçesiyle takas mahsup talebinin ve icra emrinin iptali taleplerinin reddine, takipten sonra borca itiraz süresi içinde icra dosyasına yatan para nedeniyle 8679,35TL yönünden icranın geri bırakılmasına,
takip tarihinden önce alacaklı vekilinin banka hesabına yatırılan ve alacaklı tarafça kabul edilmeyen ödeme yönünden alacaklının bu ödemeden iade tarihi itibariyle haberdar olduğundan bu tarihten itibaren ödeme miktarınca borçlu aleyhine faiz hesabı yapılmamasına, yine bu miktarın icra harç giderleri ve vekalet ücretinde esas alınmamasına karar verilmiş karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK 33 ve devamı maddelerinde icra inkar tazminatına yer verilmediğinden, borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı icra takibinde, takip dayanağı işçilik alacağı ilamında hükmedilen yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, ilam vekalet ücreti, harç, yargılama gideri ve faizlerinin tahsilini talep etmiştir. Takip konusu ilamda borçlu (ilamdaki davalı) lehine de 2100,00TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Borçlunun ilamda kendi lehine hükmedilen bu miktar ilam vekalet ücretini alacaklıya borcu sebebiyle ödeme yaparken mahsup etmesi Avukatlık Kanunu 164/5.maddesindeki borçlu vekili lehine olan düzenlemeden vazgeçilmesi anlamına gelir ki, bunda bir usulsüzlük yoktur. Borçlu alacaklı lehine hükme bağlanan vekalet ücretini değil, aynı ilamda kendi lehine hükmedilen ilam vekalet ücretini mahsup ettiğini
bildirmektedir. Bu nedenle ilamda davalı lehine hükmedilen ilam vekalet ücretinin mahsup edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; alacaklı vekili, takipten önce hesaba yapılan ödemeden haberdar olduğunu ve aynı gün iade ettiğini bildirdiğine göre yapılan ödemenin 2.100,00 TL vekalet ücreti mahsup edildiğinde ödeme tarihi itibariyle ilamdan kaynaklanan borcu karşılayıp karşılamadığı, karşıladığının belirlenmesi halinde borçlunun bu tarihten sonra faizden ve takip masraflarından icra vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, karşılamadığının belirlenmesi halinde ise yapılan ödeme kısmi ödeme sayılacağından TBK 100 maddesi gereği hesaplama yapılarak varsa dosya borcunun hesaplanmasından ibarettir.
Mahkemece borçlu lehine hükmedilen vekalet ücretinin mahsup edilemeyeceğine dair kabul yerinde olmadığı gibi İİK 17.maddesi gereği dosya borcunun hesaplanması gerekirken bu gerekliliğin yerine getirilmemesi de isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/20920, K. 2017/5867, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama