KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/21473 E., 2017/5870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Meskeniyet iddiası
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu, icra mahkemesine yaptığı başvuruda; haciz konulan taşınmazın haline uygun mesken olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir
Mahkemece, borçlunun haline münasip bir evi 50.000 TL'ye alabileceği gerekçesiyle ''davanın kısmen kabulüne, borçluya ait mevcut evin satılabileceğine, satıştan elde edilen paranın 50.000 TL'sinin davalı borçluya hiç bir kesintiye uğratılmaksızın verilmesine, ihalelerde satış değerinin 50.000 TL ve tüm masraflarla birlikte bulunan rakamın üstüne çıkmaması halinde satışın yapılmayarak davacıya haline münasip mesken olarak kalmasına '' karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre borçlunun temyiz itirazlarının reddine ,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi'nce borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalandan dosya borcu ödenmelidir.
Somut olayda; mahkemece, hükme esas alınan 18.12.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda, mahcuzun bulunduğu yerden daha mütevazi yerlerde borçlunun haline münasip alabileceği evin değeri 50.000 TL olarak tespit edilmiş olup, alınan bu rapor hüküm kurmaya elverişlidir.
Mahkemece de bu değer kabul edildiğine göre "meskeniyet şikayetinin reddi ile taşınmazın değeri, haline münasip alabileceği evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılarak haline münasip evin alınması için gerekli 50.000,00 TL'nin borçluya, kalanını ile icra dosyası borcunun ödenmesine, taşınmazın haline münasip evi alabileceği değerden az olmamak üzere satılmasına", şeklinde hüküm kurulması gerekirken, bu ilkelere ve HMK 297/2. madde hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21473, K. 2017/5870, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama