KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/21654 E., 2017/13531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Zilyetliğin Tesbiti ve Korunması
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava konusu 101 ada 8 ve 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazların atalarından beri vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu, ancak davalıların söz konusu taşınmazlardan yararlanmasına engel olduğunu ileri sürerek zilyetliğinin tespiti ile korunmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; bozmadan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacılar vekilininin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, aynı dava dilekçesinde dava konusu parsellerle ilgili olarak tek dava sebebine dayanılarak eldeki davayı açmış olup, davalı vekilleri yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmiş ise de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi nin 3/2. maddesi uyarınca davanın sebebi ve ret gerekçesi aynı olduğu anlaşılmakla kendilerini vekille temsil ettiren her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun Ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21654, K. 2017/13531, 23 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama