KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/21704 E., 2019/11504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili; haciz mahallini borçlu firma ile imzalanan kira sözleşmesi gereği kullandıklarını, borçlu ile aralarındaki tek ilişkinin ticari ilişki olduğunu, bunun dışında borçlu ile hiçbir organik bağlarının bulunmadığını, mahcuzun faturasının mevcut olduğunu ve faturanın ticari defterlerine kayıtlı olduğunu belirterek, davanın kabulünü talep etmişlerdir.
Davalı alacaklı vekili; haciz adresinin borçlu şirketin ticaret sicil adresi olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait evraklar bulunduğunu, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu gereğince haczi yapılan mahcuzlarla faturaların birebir örtüştüğü ve ticari defter kayıtlarında bulunduğu, şirketlerin ortak ve yöneticilerinin farklı kişiler olduğu, şirketler arasında hisse devir işleminin gerçekleşmediği, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Haciz borçlunun takip dayanağı belgedeki adresinde yapılmış olup, ayrıca haciz mahalli borçlu şirketin ticaret sicil müdürlüğündeki tescilli adresidir. Haciz tutanağı içeriğine göre haciz mahallinde borçlu şirkete ait evraklar bulunmuştur. Buna göre İİK'nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin inandırıcı ve güçlü deliller ile ispatı gerekir.
Üçüncü kişi şirket tarafından muhcuza ait fatura ibraz edilmiş ise de, fatura tek başına yasal mülkiyet karinesinin aksi ispat için güçlü delil niteliği taşımaz. Bunun yanı sıra dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre, faturalar üçüncü kişinin ticari defterlerinde kayıtlı ise de yasal süresi içinde kapanış tasdikleri yapılmayan defterler diğer bir deyişle usulüne uygun olarak tutulmayan ticari defterler, sahibi lehine delil kabul edilmez.
Tüm bu nedenler ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabul kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21704, K. 2019/11504, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama