İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/251 K.2018/12338

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/251Karar2018/12338Tarih9 Mayıs 2018Okuma6 dk · 1.276 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/251 E., 2018/12338 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2018
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.276 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazların 2002 yılından önce alınması sebebiyle davacının ancak katkı payı talebinde bulunabileceği ve talebin de bu yönde olduğu fakat davacının ev hanımı olduğu, dava konusu taşınmazlara bir gelir elde ederek katkısının bulunmadığı, davacının bu taşınmazlara başka bir şekilde katkısının olduğuna dair bir delil ve belge de sunmadığı, bir kısım davacı tanıklarının beyanlarında geçen ziynetlere ilişkin de somut bir anlatımın bulunmadığı, davacıdan duyulan olguların dile getirildiği,

buna karşın davalı tarafça sunulan kooperatif kayıtları ve ödemelere ilişkin belgeler ile davalı tanıklarının somut anlatımları ve davalının çalışarak ve babasının desteği ile taşınmazları yaptığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının katkı payı alacağına dair davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- a) Davacı vekilinin Üçevler Mahallesindeki 3094 ada 1 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Kooperatif ödemelerin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 170.maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda eşler lehine katkı payı alacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanmasında ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakkı doğabilecektir.

Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir.

Buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde(01.01.2002 tarihine kadar) eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranı, 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kişisel mal olarak kabul edilen bu katkı oranı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, hesap edilecek "değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak" miktarlarının tespitinde gözetilecektir.

Bunun için, öncelikle iddia ve savunmalar doğrultusunda kooperatif üyeliğine ve ödemelere ilişkin belgeler, eşlerin katkıda kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıkları(miras, ziynet, bağış vs) ile mal ayrılığı dönemine ilişkin düzenli ve sürekli gelirlerine(maaş, gündelik, kar payı vs) ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. İhtiyaç duyulması halinde, değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.

Somut olaya gelince; eşler, 11.09.1991 tarihinde evlenmiş, 27.08.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son).

Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı(743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1. m).

Tasfiyeye konu 3094 ada 1 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm kooperatife üye olunmak suretiyle edinilmiş, davalı tarafından kooperatife 29.05.1995 tarihinde üye olunmuş, 2 nolu bağımsız bölüm 23.12.2008 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı eş adına tescil edilmiş ve 30.06.2009 tarihinde 3.kişiye satılarak devredilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m).

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki, her ne kadar mahkemece davacının talebinin katkı payı alacağına ilişkin olduğu değerlendirilerek bu yönden inceleme ve araştırma yapılmışsa da, davalının 29.05.1995 tarihinde kooperatife üye olduğu ve dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün 23.12.2008 tarihinde ferdileşme suretiyle davalı adına tapuya tescil edildiği anlaşıldığına göre ve davacı vekilinin dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 2002 yılından sonra edinildiği şeklindeki açıklaması karşısında,

davacının talebinin mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacağa ilişkin ve bu kapsamda edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonucu oluşacak artık değere katılma alacağına da ilişkin olduğu kabul edilmelidir.

Taşınmaz kooperatif üyeliği yoluyla edinildiğine göre, 01.01.2002 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği 23.12.2008 tarihine kadar yapılan ödemeler, yasal edinilmiş mallara katılma döneminde yapıldığından ve davalının kişisel malı ile ödendiği ileri sürülmediğinden tasfiyeye tabi edinilmiş mal olduğunun kabulü gerekir.

Ne var ki, tasfiyeye konu taşınmazın mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden 3 yıl önce 30.06.2009 tarihinde elden çıkarıldığı anlaşıldığına göre TMK'nun 229/2.maddesi uyarınca davacının katılma alacağını azaltma kastıyla devredilip devredilmediği üzerinde de durulması gerekir.

Mahkemece, bu taşınmazın katılma alacağını azaltma kastıyla devredilip devredilmediği tartışılıp değerlendirildikten sonra, eşin katılma alacağını azaltma kastıyla devredilmediğinin anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın reddine, eşin katılma alacağını azaltma kastıyla devredildiğinin anlaşılması halinde, dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılarak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerinin belirlenmesi, kooperatif üyeliğine ilişkin üyelik kayıtları, ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler getirtilerek,

mal ayrılığı rejimi döneminde yapılan ödemeler ile edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde yapılan ödemelerin toplam ödemeye oranının belirlenmesi, davacının katılma alacağının yukarıda belirtilen ilke ve esaslara göre usulüne uygun olarak hesaplanması açısından dosyanın konusunda uzman bir hesap bilirkişisine tevdi edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

b) Davacı vekilinin Gökçeören Köyündeki taşınmaz üzerindeki binaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden(TMK 229.m) ve denkleştirmeden(TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının(TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin(TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır(TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır(TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ...

Köyündeki dava konusu taşınmazın 3.kişi adına kayıtlı iken 12.04.2001 tarihinde satış yoluyla davalı adına tescil edildiği anlaşıldığına göre, dava konusu taşınmazın zemini açısından istek, katkı payı alacağı isteğine ilişkin olup mahkemece bu yönden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak davacı vekili dava dilekçesinde bu taşınmaz üzerinde 3 katlı bina bulunduğunu belirterek bu yönden de mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Ne var ki, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen binaya ilişkin belediyeden varsa yapı ruhsatı vb.belgelerin getirtilmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılarak, taşınmaz üzerinde bina bulunup bulunmadığının, varsa ne zaman yapıldığının, binanın 01.01.2002 sonrası yapılan kısmının olup olmadığının tespit edilerek 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan kısım var ise, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında davacının artık değere katılma alacağının hesaplanması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/251, K. 2018/12338, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/251
Karar No
2018/12338
Tarih
9 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/253 K.2018/4350
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/254 K.2018/13185
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/255 K.2018/5790
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/256 K.2018/4347
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/256 K.2018/5857
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/258 K.2018/6131

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.