KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/2592 E., 2019/2852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; 102 ada 26 parsel taşınmazın kuzeyinde bulunan tel örgü ile çevrili 10-12 yaşlarında50 adet zeytin 4-5 yaşlarında 10 adet nar ve yaklaşık 400 m uzunluğundaki tel ve 10 demir direğin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekili ;davacının dava konusu 26 parselde malik olmadığını davacının 2. defa bedel istediğini davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 102 ada 26 parsel taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişilerin krokili raporunda yeşil renkle gösterilen alanda bulunan 11-12 yaşlarında toplam 38 adet zeytin ağacı ile yine aynı taşınmaz üzerinde bulunan 73.23 m uzunluğundaki tel çitin davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespitine ilişkindir.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.
Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında güncel hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şart olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde, davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115)
Dava konusu 102 ada 26 parsel sayılı taşınmazın dosya içerisine 20.05.2014 tarihinde alınan tapu kaydına göre,tapu malikleri 10.07.2012 tarihinde 22/A uygulaması yoluyla çeşitli hisselerle ..., ..., ..., ..., ... ve ...’tür. Davacı ... dava konusu taşınmazda 2007 yılına kadar malik olup davanın açıldığı tarih olan 24.04.2014 tarihi itibariyle tapu kayıt malikleri arasında bulunmadığı gibi mirasçı olduğu da iddia ve ispat edilmemiştir.
İddiada ileri sürülen maddi olgulara ve hukuki nitelendirmeye göre, bu tür muhdesatın tespiti davaları, paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyet hükmüne tabi taşınmazlarda, tapu paydaşları arasında hukuki yararın bulunması durumunda görülen bir davadır. Malik olmayan davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunması mümkün iken, muhdesatın tespiti davasını açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Davanın, açıklanan bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/2592, K. 2019/2852, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama