KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/2954 E., 2018/12955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen malvarlıklarının araştırılarak tespit edilen mallar nedeni ile 30.000,00 TL alacağın tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... yargılama devam ederken 27.07.2012 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 10.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı dava dilekçesinde açıkça dilekçesinde belirtilen 230 ada 18 parsel 2 nolu bağımsız bölüm dışında, tapu, trafik, banka, ticaret odası ve vergi daresine yazı yazılarak diğer malvarlıklarının araştırılarak tespit edilmesini talep ettiği, ancak mahkemece ilgili yerlere yazı yazılmadan ve gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile sadece belirtilen taşınmaza yapılan tadilat nedeni ile alacağa hükmedildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece öncelikle davalı (muris) ...'in mal rejiminin sona erdiği (boşanma dava tarihi) sırada mevcut olan edinilmiş malları araştırılması gerekir. Dava konusu mallar tespit edildikten sonra da davacıya tespit edilen herbir malvarlığı için nekadar talep ettiği açıklattılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
2. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek katılma alacağı, terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, kişisel olarak (TMK m. 599/2) ve müteselsilen (TMK m. 641) sorumludurlar.
Tüm bu açıklamalara göre, dosya kapsamındaki davalı (muris) ...'in mirasçısı davalı Ahmet Macit'in ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/892 esas, 2012/1156 karar Sayılı kararı ile mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakta olup, hüküm kurulurken davalı Ahmet Macit'in mirası reddettiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekir (TMK m. 511 vd, m. 578 vd, m. 605 vd).
Kabule göre de; 230 ada 18 parsel 2 nolu bağımsız bölümün alış bedelinin, davalı (muris) ...'in ...'da bulunan 429 ada 8 parsel 5 nolu bağımsız bölümün satış bedelini karşılayıp karşılamadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sadece yapılan tadilat dikkate alınarak karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/2954, K. 2018/12955, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama