KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/3224 E., 2016/7130 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2016
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
MAHKEMESİ . Aile Mahkemesi
... aralarındaki edinilmiş mallara katılma alacağı davasının reddine dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 24.11.2015 gün ve 2015/374 Esas, 2015/645 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, mal rejiminin tasfiyesi ile evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ... parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde inşa edilen eve ilişkin olarak değer artış payı ve katılma alacağı olarak 10.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını ayrıca davacının elde ettiği geliri başka yerlerde harcadığını ve bir katkısı olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği gerekçesi ile reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Eşler 22.10.1987 tarihinde evlenmişler, 03.10.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 10.09.2013 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Temyize konu dava 09.07.2015 tarihinde açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için herhangi bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmemiştir. Bu durumda, aynı kanunun 5. maddesi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanmalıdır. Zira, TBK'nun 646.maddesine göre, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir. TBK'nun 146.maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
Dairemiz uygulamalarında da, mal rejiminin tasfiyesi davalarında on yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edilmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas 2013/520 Karar sayılı kararı) kabulü de bu yöndedir. Her ne kadar.
Dairemiz önceki uygulamalarında edinilmiş mallara katılma rejiminin boşanmayla sona ermesi durumunda, TMK'nun 178. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresini kabul etmişse de, Yargıtay HGK’nun yukarıda açıklanan içtihadı doğrultusunda görüş değişikliğine gidilmiştir.
TBK’nun 149/1.maddesine göre, zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Aynı Kanun'un 153/3. maddesi ne göre de, evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa da durur. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlayan on yıllık zamanaşımı süresi, temyize konu davanın açıldığı tarih itibarıyla henüz dolmadığından, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak taraf delillerine göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/3224, K. 2016/7130, 19 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama