KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/4541 E., 2018/9670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili; evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen 5 adet taşınmaz ve bir adet araç yönünden mal rejiminin tasfiye edilerek katılma alacağının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiş; 27.07.2015 tarihli dilekçe bilirkişi raporu doğrultusunda hesap yapılan dört taşınmaz ve araç yönünden 408.032,00 TL olarak talep miktarını arttırmıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 8 parsel sayılı taşınmazın tarafların evli olmadığı dönemde davalı tarafından edinildiği ve kişisel mal olduğundan bu taşınmaza yönelik davanın reddine, diğer 4 adet taşınmaz ve araç yönünden ise edinilmiş mal oldukları, davacının 408.032,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin katılma alacağı hesap edilen taşınmazların değerlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde; dava konusu taşınmazların tasfiyeye esas alınacak değerleri belirlenirken yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde; 611 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden dava tarihi olan 09.04.2013 itibariyle, 614 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ve 434 parsele kayıtlı 12 ve 13 nolu meskenler yönünden ise karardan 20 ay evvel gerçekleştirilen keşif tarihi 13.03.2014 itibariyle değerlerin esas alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozma nedeniyle güncelliğini yitireceğinden bu taşınmazların tasfiye (bozmadan sonra verilecek karar tarihine en yakın) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra davacının taşınmazlar yönünden katılma alacağının hesaplanması gerekmektedir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/4541, K. 2018/9670, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama