KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/5404 E., 2019/1340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, haciz esnasında hazır bulunan üçüncü kişinin borçlu şirketin kendileri tarafından satın alındığını, hacizden kurtulmak için yapılan devirlerin alacaklılara karşı hüküm ifade etmeyeceğini, istihkak iddiasının hiçbir hukuki belgeye dayanmadığını, İİK ve BK.nin devir durumunda yerine getirilmesi zorunlu yasal işlemlerin yapılmadığını belirterek istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, haciz yapılan adresin vekil edenine ait olduğunu, üçüncü kişi şirketin mahcuzlar üzerinde malik sıfatını haiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, borçlu şirkete ait mal varlığının davalı üçüncü kişi şirket tarafından devralındığı, yapılan devrin işletmenin devri niteliği taşıdığı, BK 202. maddesi gereğince devralanın devri ilan ettiği veya alacaklılara bildirdiği tarihten itibaren başlayarak onlara karşı mal varlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olduğu gerekçesi ile açılan istihkak davasının kabulüne karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.'nin 99. maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3. kişi elinde haczedilmesi üzerine 3. kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır.
Somut olayda dava konusu 15.07.2014 tarihli haciz sırasında davalı 3. kişi şirket muhasebecisi ... Köşkdereli 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuşsa da, muhasebeci ... Köşkdereli davalı üçüncü kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığından, geçerli bir istihkak iddiasının varlığından söz etmek mümkün değildir. Davalı 3. kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içinde yapılmış başkaca bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/5404, K. 2019/1340, 12 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama