KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/5409 E., 2019/1333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 3.kişiler vekili asıl ve birleşen davada mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek asıl davanın ve birleşen davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili asıl icra takibinin yapıldığı yer Mahkemesi olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yetki itirazının süresinde yapıldığı, davalı alacaklının adres bilgisi, davanın niteliği ve uyuşmazlık kapsamına göre yetkili icra mahkemesinin asıl takibin yapıldığı ... İcra Müdürlüğünün bağlı olduğu ... İcra Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişilerin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup; bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’un 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nin yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür.
6100 sayılı HMK’nin 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. Bunların yanısıra HMK'nin 14/1. maddesi gereğince bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir.
HMK'nin 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.
Bu kapsamda, eldeki davaya gelince; davalı borçlu ...... A.Ş.’nin adresi ...... olduğundan, 6100 sayılı HMK’nin 7/1. ve 14/1. maddeleri gereğince Mahkemenin yetkili olması nedeniyle, yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/5409, K. 2019/1333, 12 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama