KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/5597 E., 2019/2532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... A.Ş.den ... 2. Noterliğince düzenlenen temlik sözleşmesi ile dosya alacağını temlik aldığını, borçlu ...'in haciz mahallinde bizzat bulunarak haciz tutanağının altını borçlu sıfatı ile imzaladığını, dükkan içinde borçlu adına kesilmiş fatura ve bilumum evrakın bulunduğunu, mahcuzların borçluya ait olduğunu, bu nedenle üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin haciz adresindeki dükkanı kendi namı hesabına çalıştırdığını, dosya borçlusu ...'in müvekkilinin işletmesi ile hiçbir irtibatının bulunmadığını, söz konusu adreste daha önce faaliyet gösteren şirket ile müvekkilinin herhangi bir irtibatı olmadığını, dosyaya konu borcun müvekkilinin borcu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, aralarında organik bağ bulunduğu iddia edilen kredi sözleşmesinin asıl borçlusu Ağabey ... Ltd. Şti. hakkında takip yapılmadığı, bu nedenle muvazaa iddiasının kabul edilemeyeceği, mahcuzların borçlulara ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
28.03.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında, üçüncü kişi borçluyu tanımadığını beyan etmiştir. Nüfus kayıtları uyarınca, üçüncü kişi, borçlu ...'ın eşidir. Haciz mahallinde Ocak ayına ait borçlu ... adına düzenlenmiş elektrik faturası, ve... ve isimleri için borçlu ...'ın yaptığı marka tescil başvurusuna TPE tarafından 4 ay önce verilen yazı cevabı, borçlu adına düzenlenmiş 11 adet kıymetli evrak bulunmuştur. Buna göre, İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davalı üçüncü kişi tarafından dayanılan ve borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan ve ayırt edici özellikleri bulunmayan faturalar istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/5597, K. 2019/2532, 12 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama