KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/5918 E., 2018/19571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili; müvekkili ile hiç bir .... .... bağı olmayan, dosya borçlusu hakkında yapılan takip nedeniyle 17.04.2015 tarihinde yapılan hacizde müvekkiline ait eşyaların haczedilerek yediemin deposuna götürüldüğünü, istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; istihkak iddia eden kişinin 3. kişinin yetkili temsilcisi olmadığını, istihkak iddiasının süresinde olmadığını, dava tarihinden sonra 3. kişi ve borçlunun adres değiştirdiğini, 3. kişinin haciz mahallinde faaliyet göstermediğini, sunulan sözleşme ve faturaların karinenin aksini ispatlamaya elverişli olmadığını, tarafların mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yaptıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; ödeme emri tebliğ adresinde 17.04.2015 tarihinde yapılan hacizde borçlu vekilinin borçluya ait bir kısım broşür evrakların bulunduğu, davacı 3. kişi vekili haciz adresine ilişkin kira kontratı ve belgelerini sunmuş ise de, haciz mahallinin borçluya ait olması nedeniyle borçlu ile 3. kişinin malı birlikte elinde bulundurması nedeniyle mahcuzlar borçluya ait sayılacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek verilen kararda ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. İstihkak davaları İİK’nin 97 maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması, yargılama tamamlanıp davanın kabulüne karar verildiğinde ise davada haksız çıkan taraftan eksik kalan karar ve ilam harcının alınması gerekir. Davanın reddine karar verilmesi halinde ise maktu karar ve ilam harcı alınması gerekir.
Temyize konu davada ise, davanın reddine karar verilmiş ve hüküm sadece davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava reddedildiği halde anılan kanun uyarınca davacıdan maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınmış olması doğru değil ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/5918, K. 2018/19571, 3 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama