KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/6529 E., 2017/13027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkulun aynına ilişkin olup, kesinleşmeden icraya konulamayacağını belirtilerek takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davalarına ilişkin ilamların HMK.350 maddesi uyarınca taşınmazın aynına ilişkin olduğu için kesinleşmeden infaz edilemeyeceği, takibe konu ilam vekalet ücretinin davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına hükmedildiği ve takip tarihi itibariyle ilamın kesinleşmediği gerekçeleriyle şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 443/4 (HMK'nun 367/2) maddesi gereğince gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur.
Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, 3. cilt sayfa 2212).
Somut olayda takibe konu ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2012/992 Esas, 2014/220 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Mahkemece davanın tazminat yönünden kabulüne karar verilerek tazminata hükmedildiği, ilamda sicilde değişikliğe yol açan taşınmazın aynına ilişkin tescil hükmü bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle dayanak ilam taşınmazın aynına ilişkin olmayıp infazı için kesinleşmesi koşulu bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/6529, K. 2017/13027, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama