KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/7246 E., 2019/2348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 09.03.2015 tarihinde haczedilen mallarla ilgili olarak öne sürülen istihkak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu haciz esnasında üçüncü kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunan ...’ın şirket ortağı ya da yetkilisi olmadığı, üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, kararı davacı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 09.03.2015 tarihli haciz sırasında üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunan ...'ın şirket ortağı ya da yetkilisi olmadığı, ancak ... 10. Noterliğinin 20.04.2010 tarihli ve 7673 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile üçüncü kişi şirket yetkilisince adı geçen kişinin şirketi resmi kurumlar önünde tam yetkili olarak temsile yetkili kılındığı, bundan ayrı olarak vekaletnamenin genel dava vekaletnamesi niteliğini de taşıdığı anlaşılmıştır.
O halde, Mahkemece tüzel kişiyi temsil yetkisi olan kişinin yaptığı iddianın geçerli bir istihkak iddiası olarak kabulü ile toplanacak delillerin sonucuna göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/7246, K. 2019/2348, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama