İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/8872 K.2019/3372

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizliğe karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/8872Karar2019/3372Tarih28 Mart 2019Okuma5 dk · 948 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/8872 E., 2019/3372 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2019
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizliğe karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, 30.01.2015 tarihinde mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini, müvekkili şirketin istihkak iddiası üzerine ... 15. İcra Hukuk Mahkemesince 10.02.2015 tarihinde takibin devamına karar verilmesi üzerine aynı adrese bu sefer muhafaza işlemi için gelindiğini, müvekkili şirketin bu sefer cebri icra baskısı altında, çekince koyarak dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, davanın asıl icra dairesinin bulunduğu yerde açılması gerektiğini açıklayarak yetkisizlik kararı verilmesini, aksi taktirde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davaya dahil edilen borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.

Mahkemece; istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılabileceği, davalının yerleşim yerinin de asıl icra takibinin yapıldığı yerin de ... İli sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile yetki yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, kararı davacı üçüncü kişi vekili temyiz etmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK' nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

1.Davacı üçüncü kişi vekilinin yetkisizlik kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında takip alacaklısı yasal hasım olmakla birlikte, takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.

Borçlunun da istihkak iddiasına itiraz etmiş olması halinde, davanın alacaklı ve borçluya karşı birlikte açılması, yani her ikisinin de davalı olarak gösterilmesi gerekir. (KURU Baki İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Baskı syf. 558 vd.)

Böyle bir durumda, davalılar (alacaklı ve borçlu) arasında şekli anlamda mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olur.

Mahkemece verilecek hükmün etkisi bakımından mecburi dava arkadaşlığı, maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ve şekli (usûlî) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı olarak ikiye ayrılmaktadır.

Maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi zorunlu hallerde söz konusu olur (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.59).

Şekli (usûlî) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ise, kanunun özel hükümleri ve davanın niteliğinden kaynaklanan, birden fazla kişiye karşı dava açılmasının ve yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde oluşan dava arkadaşlığına denir (PEKCANITEZ Hakan/ATALAY Oğuz/ÖZEKES ..., Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, ... 2011, s.223). Şekli dava arkadaşlığı, gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması ve taraflar arasındaki ilişkinin doğru karara bağlanmasını sağlamak için kabul edilmiştir.

Bu durumda, dava konusu hukuki ilişki hakkında bütün dava arkadaşlarına yönelik tek ve aynı doğrultuda bir karar verme zorunluluğu yoktur. Ayrıca dava arkadaşlarının yaptıkları usulî işlemler birbirinden bağımsızdır.

Somut olaya gelince, haciz esnasında borçlu şirket vekilinin hazır olduğu ve gelinen adresin borçlu şirket ile ilgisinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.Bu durumda, üçüncü kişinin istihkak iddiasının borçlu tarafından kabul edildiği ve borçlu ile üçüncü kişi arasında istihkak iddiası yönünden uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla eldeki uyuşmazlığa özgü olarak alacaklı ile borçlu arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece borçlu şirketin davaya dahil ettirilmesi doğru olmamıştır. Temyize konu davadaki asıl uyuşmazlık ise, davacı üçüncü kişi ile davalı alacaklı arasındadır. Bu koşullarda, davalı alacaklının yetki itirazının incelenmesinde;

Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup; bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’un 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nin yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir.

Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür.Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir.

HMK'nin 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremez.

Davalı alacaklı taraf cevap dilekçesinde süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunmuştur. Davalı alacaklı şirketin yerleşim yeri ... sınırları içinde kaldığı gibi asıl icra takibinin yapıldığı yer de ...'dur.

Açıklanan ilkeler doğrultusunda,dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacı üçüncü kişi vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

6100 sayılı HMK'nin 331/2. maddesinde “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum eder” biçiminde düzenleme yapılmıştır. Bu durumda yetkisizlik kararı veren Mahkemenin bu kararla birlikte yargılama giderlerine ve yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretine ( 6100 sayılı HMK 323/1-ğ md) hükmetmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMUK'un 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının "Peşin harcın mahsubu ile bakiye 1,01 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,” “Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,” “Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre 1.306,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,” “ Kullanılmayan gider avans kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,” şeklindeki 3.,4., 5. ve 6. bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına,

hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/8872, K. 2019/3372, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8872
Karar No
2019/3372
Tarih
28 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/8872 K.2019/3902
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/8872 K.2019/7264
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/8873 K.2019/7265
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/8873 K.2019/2367
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/8874 K.2019/2809
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8874 K.2019/3000

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.