KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/957 E., 2016/3137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... (ve ... ) ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu ... parselin ortak miras bırakan adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğünü, taşınmaz üzerindeki iki katlı betonarme binanın müvekkiline ait olduğunu açıklayarak taşınmaz üzerindeki muhdesat ile muristen kalan ... plakalı traktörün davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., ... ... ve ..., binanın davacı tarafından yaptırıldığını bildiklerini, davalı ... ise anlaşma sebebiyle davanın sona erebileceğini ifade etmişler, davalı ... ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın muhdesat yönünden kabulü ile ... parsel üzerinde bulunan kadastro teknisyeninin ... tarihli raporunda kırmızı renkle taradığı alan üzerindeki yarım kalan inşaat niteliğindeki muhdesatın aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, dava konusu ... plakalı traktör yönünden açılan davanın tefriki ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yeni esas numarasına kaydına karar verilmesi üzerine hüküm, davalı ... ve ... tarafından muhdesatla ilgili olarak temyiz edilmiştir.
Temyize gelen dava; ortak miras bırakan ... ... adına kayıtlı ... parsel üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez.
Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez.
Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatın mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatın meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği göz önüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşulların varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir.
-//-
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, bir kısım davalıların kabule yönelen beyanları, keşifte ve duruşmada dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın davacı tarafından meydana getirildiği anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Mahkemece, muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, arzın mülkiyetinden bağımsız olarak mülkiyet hakkı oluşturacak şekilde taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalılar ... ve ...'nın yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu ... parsel sayılı taşınmaz tarafların ortak murisi ... ... adına tapuda kayıtlı olup, taraflar miras payları oranında maliktirler. Bu nedenle yargılama sonunda hükmedilecek yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin davacıya isabet eden pay karşılığı değer çıkartıldıktan sonra davalı tarafın miras paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) üzerinden belirlenmesi gerekirken, muhdesatın toplam değeri üzerinden davalı taraf aleyhine fazla miktarda harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi, hükmedilen bu miktarların da davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetilerek davanın kabulü ile anılan taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine, ayrıca davalının yargılama gideri,harç ve vekâlet ücretinden miras payları oranında sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1, 3, 4 ve 5. fıkralarının HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/957, K. 2016/3137, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama