KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/9873 E., 2020/231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davaca ... ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazda bulunan bir adet kargir ev ve iki adet ahır ile su toplama havuzlarının vekil edeni tarafından yapıldığını belirterek muhdesatın tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, taşınmaz üzerindeki 20.05.2015 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde A ve B harfleri ile göstermiş olduğu ahırlar, C harfi ile gösterilmiş olan ev, D ve E harfi ile gösterilmiş olan havuzların mülkiyet hakkının 1/3'nün davacı ...'e ait olduğunun tespiti ile tapuda beyanlar hanesinde gösterilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; muhdesatın tespiti davası, bir tespit davası olmakla davacının dava açmakta güncel hukuki yararının bulunması gerekir (HMK mad. 106). Bu güncel hukuki yararın sadece davanın açıldığı tarihte değil, tahkikatın bitimi ve hükmün verilmesine kadar devamı gereklidir.
Davacının, dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 306 ada 68 parsel sayılı taşınmazda olan 1/3 hissesinin Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/205 Esas, 2010/459 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek taşınmazın tamamının davalı Hazine adına tescil edildiği, sonuç olarak davacının taşınmazda pay sahibi olmadığı ve parsel hakkındaki ortaklığın giderilmesi davasında da tapunun iptal edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; dolayısıyla muhdesatın tespiti davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/9873, K. 2020/231, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama