KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/9922 E., 2019/3615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- DAVACI (3. Kişi)
- ...
- DAVALI (Alacaklı)
- ...
- Borçlu)
- —
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 01.04.2010 tarihli haciz esnasında mülkiyeti kendisine ait malların haczedildiğini öne sürerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2010/1 Esas, 2010/66 Karar sayılı ilamı ve Karaman Asliye Hukuk Mahkemesinin takip konusu senetlerden dolayı borcun bulunmadığına ilişkin kararı birlikte dikkate alındığında,takip konusu senetlerin cebir, şiddet yoluyla borçludan alındığı, geçerli bir icra takibinin olmadığı, buna bağlı olarak geçerli bir haczin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, eldeki davaya konu takip dosyasının dayanağı olan çeklerle ilgili takip borçlusu tarafından, alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasında yürütülen yargılama neticesinde Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/702 Esas, 2015/1338 Karar sayılı kararıyla borçlunun alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, anılan kararın kesinleştiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu bilgiler ışığında, istihkak davalarında geçerli bir haczin ve dolayısıyla geçerli bir takibin bulunmasının bu davaların görülmesi için gerekli ön koşul olduğu ve Mahkemece de menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği hususu da nazara alındığında, menfi tespit davasının sonucunun istihkak davasının sonucuna etki edecek mahiyette olduğu ve bu doğrultuda menfi tespit davası sonucu verilen kararın kesinleşmesinin istihkak dava dosyası için bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmakla, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında verilen hükmün kesinleşmesi halinde dava konusu takibin ve haciz işleminin dayanaktan yoksun hale geleceği, bu haliyle davanın konusuz kalacağı nazara alınmaksızın yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/9922, K. 2019/3615, 3 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama