İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/10022 K.2020/4155

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2017/10022Karar2020/4155Tarih29 Haziran 2020Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/10022 E., 2020/4155 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Miras Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edenin miras bırakanından kalan taşınmazların rızai taksimi ve fiili kullanımını resmi kayıtlara da geçirmek isteyen hissedarların 08.07.2004 tarihinde bir araya gelerek tapuda devir ve temlik işlemleri yaptıklarını, anlaşma gereği davalı ... mirasçılarından ...'nun 447 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini devretmediğini, davalı ...'nun hissesinin tamamını kızları olan diğer davalılara devrettiğini öğrendiğini, parsel sayılı taşınmazdaki kayıtlı davalılar adına kayıtlı hisseye ilişkin olarak tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline,

mahkemece tapu iptal ve tescil talebi uygun görülmez ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL'nin devir ve temlik tarihi olan 08.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın anneleri ...'ndan babaları ...'ndan herhangi bir şekilde intikal etmediğini, ...'nun bu taşınmazı hatırladıkları kadarıyla 1960'lı yılların sonunda Perşembe Tapu Müdürlüğü'nce yapılan yasal işlem sonucunda (20/80 hisse olarak) satın aldığını, daha sonra bu işlemin 19.07.1988 tarihinde kadastro komisyon kararı ile kendi adına tekrar tescil edildiğini, dolayısı ile ...'ndan başka hiç kimsenin bu taşınmaz üzerinde hak ve yetki sahibi olmadığını,

anneleri ...'nun kendisine ait yukarıda bilgileri verilen taşınmazı kendi isteği ile 30.07.2006 tarihinde kendilerine ve kardeşleri ...'a 20/240'ar eşit hisseler halinde sattığını ve bu işlemin tapuda tescil edildiğini, kendilerinin ... ve varisleri ile bu taşınmaz konusunda hiçbir yazılı veya sözle bir taahütlerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisine eşi ...'ndan herhangi bir şekilde intikal etmediğini, bu taşınmazı hatırladığı kadarı ile 1960'lı yılların sonunda Perşembe Tapu Müdürlüğü'nce yapılan yasal işlem sonucunda (20/80 hisse olarak) satın aldığını, daha sonra bu işlemin 19.07.1988 tarihinde kadastro komisyon kararı ile kendi adına tekrar tescil edildiğini, dolayısı ile kendisinden başka hiç kimsenin bu taşınmaz üzerinde hak ve yetki sahibi olmadığını, kendisine ait yukarıda bilgileri verilen taşınmazı kendi isteği ile 30.07.2006 tarihinde kızları ..., ... ve ...'e 20/240'ar eşit hisseler halinde sattığını ve bu işlemin tapuda tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile 447 parsel numaralı taşınmazın davalılardan ..., ... ve ... adına kayıtlı olan toplamda 20/80 hissesinin tapusunun iptali ile Ordu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/241 Esas 2010/231 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında 5/80 hissesinin ... adına, 3/80 hissesinin ... adına, 3/80 hissesinin ... adına, 3/80 hissesinin ... adına, 3/80 hissesinin ... adına ve 3/80 hissesinin ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, miras taksim sözleşmesine dayanan tapu iptal ve tescil davasıdır.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların kök murisi Mehmet Şerif oğlu İdris Hatipoğlu' nun 11.12.1989 tarihinde öldüğü, geride çocukları ....in kaldığı, bunlardan ...'ın 26.04.2003, Ekrem'in 30.08.1978 tarihlerinde öldükleri, mirasçılardan Ekrem Hatipoğlu'nun 30.08.1978 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacılar ....’i bıraktığı, dava konusu 447 parselin tamamının tapulama ile davalılardan Huriye’nin hissesi 29.2.972 tapu kaydının uygulamasıyla oluşduğu, 29.12.1984 tarihinde 43/80 hisse davacı ...

Rıza’ya, davalı Süriye'nin payı 17/80 hisse ile tespit gördüğü, Ali Rıza’nın komisyona itirazı üzerine 19.07.1988 tarihli komisyon kararıyla Süriye’nin hissesi 20'ye çıktığı, 19.07.1988 tarihinde tespitin kesinleştiği, Ekrem mirasçıları olan ...’un 20/80 hissesinin 08.07.2004 tarihinde satışla davacı ...’na geçtiği, Ali Rıza’nın hissesinin bu şekilde 60/80 olduğu, davalılardan Süriye 20/80 hissesini 30.05.2006 tarihinde kızları olan diğer davalılar Fatma, Şükran ve Hacer’e sattığı anlaşılmaktadır.

Davacıların 08.07.2004 tarihinde hissedarların katıldığını ileri sürdükleri yazılı olmayan taksim sözleşmesine dayandırdıkları anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın tapulama sonucunda 40/80 hisse davacı ... Rıza’ya, 20/80 hisse davalı Süriye'ye, 20/80 hisse dava dışı Ekrem'e tespit gördüğü anlaşılmaktadır. Somut olayda, dava konusu taşınmazın taksim edildiği tarihte paylı mülkiyete tabi olduğu açıktır.

TMK'nin 676. maddesi hükmüne göre; tapulu taşınmazlara ilişkin paylaşma sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Ancak; mirasçılar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinde, paylı mülkiyete geçilmekle taşınmazlar mirasbırakanların terekesinden çıktığından ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmadığından, payın temliki resmi şekilde yapılması (TMK mad. 706, 6098 sayılı TBK mad. 237) gerekeceğinden, tüm mirasçıların katılımıyla da yapılsa bu sözleşmeye değer verilemez.

Bilindiği üzere, tapulu taşınmazlarda resmi olarak yapılmayan mülkiyet nakillerinin, diğer bir deyişle Türk Medeni Kanunu'nun 706, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. ve Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi hükmü gereğince resmi olarak yapılmayan temliklerinin geçerli olmayacağı, işleme hukuki bir sonuç bağlanmayacağı tartışmasızdır. O halde, somut olayda olduğu gibi harici ve yazılı olmayan taksim sözleşmesinin geçerli olduğu söylenemez. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/10022, K. 2020/4155, 29 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/10022
Karar No
2020/4155
Tarih
29 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/10031 K.2020/11083
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/10041 K.2020/5456
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/10049 K.2020/5737
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/10053 K.2020/5426
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/10119 K.2020/2559
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/10158 K.2020/4127

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.