KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/10032 E., 2020/2482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
k a r a r
Davacılar, davalı Hazine adına kayıtlı 683 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı kanun'un 2-b maddesi kaspamında hatalı olarak davalı adına tescil edildiğini, taşınmazda 60 yılı aşkın süredir zilyetliklerinin bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile tescile karar verilmesini istemiş, birleştirilen davada davalı ...'e karşı tapu kaydında yer alan şerhin silinmesini talep etmişlerdir. Davalı Hazine, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddinin savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif sonucu taşınmazların 213 parsel ile tespit dışı bırakılmış alana yönelik açıldığı, asıl davada taşınmazların imar ve ihyasının davacılar tarafından yapıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne davacıların payları oranında taşınmazların adlarına tesciline, birleştirilen davanın reddine dar verilen karar, dairece " ...
213 parsele ilişkin davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması kanuna aykırıdır ...
"A" harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin temyiz itirazına gelince; ... başka bir anlatımla davaya konu kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan bölümün niteliği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. mahkemece yapılacak iş, HMK'nin 288 vd. maddesi gereğince mahallinde keşif icrasıyla anlaşmazlığa konu teknik bilirkişilerin krokisinde a harfi ile gösterilen bölüm bakımından taşınmazın vasfının kesin şekilde saptanması için ziraatçi uzman bilirkişiden ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınması,
komşu 211 ve 270 parsellere ilişkin kadastro tutanakları ve varsa dayanak kayıtlarının getirtilerek uygulanması ve nizalı yönü ne olarak gösterdikleri hususu üzerinde durulması, çifte tapunun önlenmesi bakımından dava konusu taşınmaza ait teknik bilirkişi rapor ve krokisinin eklenerek tapuya kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi,
bundan sonra dosya kapsamı ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmasıdır ... " gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 213 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebin hak düşürücü süre nedeni ile reddine, bilirkişilerin krokisinde " A" harfi ile gösterilen kısmın 1/3'er paylarla davacılar adına tesciline, birleştirilen davanın reddine dair verilen karar, davalı Hazine ve davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl dava, tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava tapu kaydında yer alan şerhin silinmesi isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacılar vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
2. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Davanın mahiyeti gereği davacılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/10032, K. 2020/2482, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama