KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/10675 E., 2020/5240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, tarafların paydaş oldukları ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 4151 ada 1 parsel üzerine inşa edilen dört binanın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep etmiştir.
Davalılar, usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, dava konusu 4151 ada, 1 parsel numaralı taşınmazda dosyada bulunan fen bilirkişisi raporunda A ile gösterilen 142 m² taban alanlı 4 katlı binanın davacı ... tarafından, B ile gösterilen 135 m² tabanlı 5 katlı binanın davacı ... tarafında, C ile gösterilen 82 m² tabanlı 2 katlı binanın davacı ... tarafından, D ile gösterilen 120 m² taban alanlı 3 katlı binanın davacı ... tarafından yapıldıklarının tespiti ile bu kişilere ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılardan Çağrı tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır.
Dosya kapsamına göre, davalı ...'nın ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiğini açıkça kabul ettiği sabittir. Bu nedenle eldeki temyize konu davada muhdesatların davacılar tarafından yapıldığını açıkça kabul eden ...'ye husumet yöneltilmesi doğru olmamıştır. Davalı ... yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/10675, K. 2020/5240, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama