KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/10880 E., 2017/6264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak, olmadığı takdirde TMK'nun 226.maddesi uyarınca tapu iptal-tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunanlar ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kocanın taşınmazlarda mülkiyet hakkının hiç doğmadığı buna bağlı olarak davacının da dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak, olmadığı takdirde TMK'nun 226.maddesi uyarınca tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225.maddesine göre; mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona erer. Yargıtay'ın ve Dairemizin sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir. Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel (istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir.
Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince(6100 s.lı HMK'nun 30. m) bekletici mesele yapılmalıdır.
Tasfiye davasında, mal rejiminin sona ermemiş ve sona erdirecek davanın da henüz açılmamış olduğunun anlaşılması durumunda ise davanın görülebilirlik ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı ile davalı eşin boşanmalarına ilişkin ... 10.Aile Mahkemesi'nin 2014/152 Esas-2016/529 Karar sayılı kararının henüz kesinleşmediği, davalı vekilinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtay ......Hukuk Dairesi'nin 2016/24800 esasına kaydedildiği ve arşivde olduğu, tarafların UYAP'tan yapılan güncel nüfus kaydı sorgulamasında halen evli olarak gözüktükleri, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece derdest olduğu anlaşılan davacı ile davalı eş arasındaki boşanma dava dosyasının yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca bekletici mesele yapılması (HMK. m. 165/1), boşanma davasının olumsuz sonuçlanması halinde davanın görülebilirlik koşulu gerçekleşmediğinden şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi, boşanma davasının olumlu sonuçlanması halinde ise, hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplandıktan sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/10880, K. 2017/6264, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama