KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/10887 E., 2019/2124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Nüfus Kaydının İptali
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 18/12/1973 tarihinde vefat eden ... ve ... oğlu 1926 doğumlu ...'ın eşi, diğer davalılarında müvekkili ve ölü eşi ...'in müşterek çocukları olduğunu, müvekkili ve çocuklarının murisi ...'in ... isminde bir çocuklarının olmadığını, bu durumda kaydın sahte bir işlem veya suistimal sonucu oluşturulduğunu, ... ... muris ...'in hanesindeki kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı ...'in ... Kanunu gereğince düzenlenen doğum tutanağına göre babası ... hanesine tescil edildiği, bu haneden evlenerek ... 25/137 haneye gittiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalı ...'in muris ...'in ... ile olan evliliğinden olduğu, ...'in sonraki eşi davacı ...'nin davalı ...'i istememesinden dolayı ...'in kızı ...'i nüfusa kaydettiremediği, muris ...'in davalı ...'e annesinin ismi olan ... ismini verdiği, davacı tarafın fethi kabir yapılarak ... incelemesi için gerekli masrafları verilen kesin süreye rağmen yatırmadığı, böylelikle davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak mahkemece resen .... testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/10887, K. 2019/2124, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama