İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/11345 K.2020/4188

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2017/11345Karar2020/4188Tarih30 Haziran 2020Okuma4 dk · 828 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/11345 E., 2020/4188 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

828 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, davalıların murisi ile davacıların tapuda maliki oldukları ve Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/313 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasına konu 19 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ağaçların ve evin davacılara ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı ...'nın davasının reddine, davacı ...'nın dava konusu 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin aidiyetinin tespiti yönünden davasının reddine, davacı ...'nın dava konusu 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların aidiyetinin tespiti yönündeki davasının kabulüne, bu parsel üzerinde bulunan ve ziraat bilirkişinin rapor ve ek raporunda belirtilen 40-50 yaşlarında 2 adet armut ağacı, 150-160 yaşlarında 1 adet karadut ağacı, 20-25 yaşlarında 22 adet beyaz dut ağacı, 40-45 yaşlarında 3 adet elma ağacı, 40-45 yaşlarında 2 adet kayısı ağacı, 15-20 yaşlarında 5 adet kavak ağacı, 7-8 yaşlarında 1 adet karadut fidanı,

4-5 yaşlarında 1 adet elma fidanının davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, ziraat bilirkişi 10.06.2015 tarihli rapor ve 05.01.2016 tarihli ek raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılardan Ayşe ve Fatma vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115).

Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

Bununla birlikte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/11. maddesi, muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetine ve tapunun beyanlar sütununda gösterilmesine izin veren özel yasal düzenleme getirmiştir. Anılan kanun maddesinde, taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceği belirtilmiştir.

Ancak, aynı Kanun'un 12/3. maddesi gereğince, on yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalara 19. madde uygulanır ve iddianın kanıtlanması halinde muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyeti ile tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verilebilir. On yıllık süre kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü niteliktedir ve olumsuz dava koşuludur.

Hak düşürücü sürenin geçmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm defi ve itirazlardan önce göz önünde bulundurulur. Yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınır.

Yukarıda izah edilen ilke ve esaslar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde;

Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydından 11.01.2001 tarihinde hükmen tescil ile tapuda malikleri adına kaydedildiği anlaşılmaktadır.

Teknik bilirkişi raporlarından kabul kararı verilen ağaçlardan bir kısmının (40-50 yaşlarında 2 adet armut ağacı, 150-160 yaşlarında 1 adet karadut ağacı, 20-25 yaşlarında 22 adet beyaz dut ağacı, 40-45 yaşlarında 3 adet elma ağacı, 40-45 yaşlarında 2 adet kayısı ağacı) yaşları itibariyle kadastrodan önce meydana getirildiği sabit olup, eldeki temyize konu davanın açıldığı 27.09.2013 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince aranan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek bu muhdesatlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.

Dava konusu 15-20 yaşlarında 5 adet kavak ağacı ise niteliği itibariyle kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle yerleşik uygulama gereği muhdesat niteliğinde olmadığından talebin bu ağaçlar yönünden izah edilen gerekçeyle reddi gerekirken kabul kararı verilmesi yerinde değildir.

Yukarıda sayılan ağaçlar dışında kalan talep konusu 7-8 yaşlarında 1 adet karadut fidanı ve 4-5 yaşlarında 1 adet elma fidanı yönünden ise davacının muhdesat tespiti davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı hususu üzerinde gereği gibi durulmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava 27.09.2013 taihinde ikame edilmiş olup, yapılan uyap sorgulamasında ortaklığın giderilmesi dava dosyasında 11.10.2013 tarihinde karar verildiği sabittir. Mahkemece, 19 parsel yönünden açılan ortaklığın giderilmesi davasının kesinleşip kesinleşmediği hususu araştırılmalı, hukuki yararın varlığı netleştirilip sonucuna göre 7-8 yaşlarında 1 adet karadut fidanı ve 4-5 yaşlarında 1 adet elma fidanı yönünden bir karar verilmelidir.

Açıklanan yönlerden eksiklik ve hatalar giderildikten sonra ulaşılacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/11345, K. 2020/4188, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/11345
Karar No
2020/4188
Tarih
30 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/11371 K.2020/10446
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/11376 K.2020/10467
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/11378 K.2020/11554
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/11385 K.2020/4189
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/11414 K.2020/4237
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/11558 K.2020/4228

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.