KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/12077 E., 2017/7927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı, borçlunun borçlarını ödemeyerek tüm mallarını kaçırdığını ve muvazaalı olarak 3.şahıslara sattığını, hacze konu malların önce borçlu şirket sahibinin oğluna muvazaalı olarak satıldığını sonrasında istihkak iddia eden şirkete satıldığını, bu satışın da mal kaçırma amaçlı olduğunu, 3. kişi şirketin hacizlerden haberdar olduğunu ve muvazaalı işlemlere ortak olduklarını belirterek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili; müvekkilinin tarafları tanımadığını, iyi niyetli olarak makineyi aldığını, müvekkilinin makineyi borçlu şirketten değil ... Otopark Sistemleri Tic.Ltd.Şti den satın aldığını, bedelin banka aracılığıyla ödendiğini, iyiniyetli olup satın aldığı menkul üzerinde haciz olduğunu bilecek durumda olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, borçlu tarafından makinenin değerinin çok altında bedellerle ard arda satışlara konu edildiği, bu değer düşüklüğünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mahcuzu son satın alan davalı 3. kişi şirket yetkilisi ...'un, haciz sırasında, makinanın üzerinde bu şirketin borcundan dolayı hacizlerin olabileceğini duyduğunu beyan ettiği, 3. kişi şirketin iyiniyetli olmadığı, tanıkların beyanlarında mahcuzun halen borçlu kullanımında olduğunu ifade ettikleri, davalı 3. kişinin ise sadece fatura ve yevmiye defterini sunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3. kişi ve davacı alacaklı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3. kişinin tüm ve davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda,takibe konu alacak miktarının ( 41.965,25 TL) dava konusu hacizli malların değerinden ( 98.500 TL) az olduğu anlaşılmakla avukatlık ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekir. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan davacı taraf için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/12077, K. 2017/7927, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama