KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/12111 E., 2017/8505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde; belirtilen taşınmazlar nedeniyle tapu iptal-tescil, olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı vekiline tebliğden itibaren 15 gün içinde mahkemeye başvurarak davalının tebliğe yarar adresini bildirmesi veya gerekli masraflarını yatırarak tebligat yapılması hususunda ihtar içeren tebligatın 06.03.2014 tarihinde yapıldığı,
ihtar gereğinin yerine getirilmediği HMK'nun 114/9. maddesinde Dava Şartları başlığı altında davacının yatırması gereken gider ve avansını yatırmış olması aksi halde HMK'nun 115/2. maddesinin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden red edilebileceğinin düzenlendiği HMK'nun 119/1-b maddesine göre dava dilekçesi ile davacı ile davalının ad, soyad ve adreslerinin bildirilmesi gerektiği, HMK'nun 119/-2. maddesinde ise verilen kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hükme bağlandığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi üzerine;
hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; öncelikle dosya üzerinde yapılan incelemede davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davalının yurtdışı adresinin bildirildiği ve dava açılırken 399,00-TL gider avansı yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalıya bu adreste tebligat yapılması için gönderilen yazıya ... tarafından verilen cevabi yazıda, adı geçen Türk vatandaşı olmadığından tebligat evrakının işlemsiz olarak iade edildiği bildirilmiştir.
Bunun üzerine, Mahkemece davacı vekiline “tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize gelerek yurtdışı tebligat yapılabilmesi için gerekli tercüme işlemlerinin yapılması hususu ihtar olunur” şerhini içeren tebligat çıkarılmış ve 06.03.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Mahkemece ihtar gereğinin yerine getirilmediği belirtilerek yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının yurtdışı adresine gönderilen tebligatın adres yetersizliğinden değil de adı geçenin Türk vatandaşı olmadığından işlemsiz olarak iade edildiği bildirildiğine göre mahkemece yapılması gereken iş, dosyada bulunan davacı tarafından dava açılırken yatırılan gider avansı kullanılarak gerekli tercüme işlemlerinin yaptırılması ve bu şekilde davalının yurtdışı adresine yeniden tebligat gönderilmesidir. Kaldı ki, davalıya gerekçeli karar bu şekilde tebliğ edilmiştir.
Mahkemece bu şekilde dava dilekçesi davalıya tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bundan ayrı mahkemece gerekçeli kararda HMK'nun 119/1-b maddesine göre dava dilekçesi ile davacı ve davalının ad, soyad ve adreslerinin bildirilmesinin gerektiği, HMK'nun 119/-2. maddesinde ise verilen kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hükme bağlandığı belirtilmesine rağmen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi nedeniyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki meydana getirilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/12111, K. 2017/8505, 7 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama