KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/12440 E., 2020/4004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali ve Tescil
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; vekil edenlerinin dava konusu taşınmazın 400-500 m2lik kısmını ...'dan 1987 tarihli sözleşmeyle satın aldığını, o tarihten beridir taşınmazı kullandığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., 400 m2lik yeri hissesinden vermeyi kabul etmiştir.
Dahili davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer dahili davalılar cevap dilekçesi sunmamış, davayı takip etmemişlerdir.
Mahkemece, 1987 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin resmi şekil şartlarını içermediğinden geçersiz olduğu, taşınmazın davalıların murisi adına kayıtlı olup, elbirliği halinde ortaklıkta davalılardan bir kısmının davayı kabul etmesinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro tespiti sonrası kesinleşme öncesi zilyetliğin devri sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden önce tapuya kayıtlı olmadığı, kadastro tespitinin 26.06.1976 tarihinde ... adına yapıldığı, kadastro tutanağının 06.04.2006 tarihinde kesinleştiği, davacıların 23.11.1987 tarihli sözleşme ile taşınmazı ...'dan satın aldığını iddia ettiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmaz, kadastro tespitinden önce tapuda kayıtlı olmadığı gibi satış tarihinde de kadastro tespiti henüz kesinleşmediğinden tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlardandır. Tapusuz taşınmazlar yerleşmiş Yargıtay ve Daire İçtihatlarına göre menkul hükmündedir. TMK'nin 763. maddesine göre taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Yani, taraflar arasında menkul hükmünde olan taşınmazın mülkiyetinin devri için satış sözleşmesi yapıldığında ve taşınmazın zilyetliği alıcıya devredildiğinde alıcı mülkiyet hakkını kazanır. Tapusuz taşınmazlarda kadastro tespit tarihi ile tespitin kesinleşme tarihi arasında zilyetliğin devri ile ilgili yapılan anlaşmalar, diğer koşulların da varlığı halinde geçerli olacaktır (Hukuk Genel Kurulu 2009/8-405 Esas 2009/477 Karar).
Ancak, somut olayda Mahkemece, tapusuz olan dava konusu taşınmazın devrine ilişkin taraflar arasında yapılan harici satışın geçerli olup olmadığı irdelenmeden yazılı şekilde gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/12440, K. 2020/4004, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama