İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13544 K.2017/10977

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2017/13544Karar2017/10977Tarih18 Eylül 2017Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/13544 E., 2017/10977 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2017
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, 11.02.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin hacizli malları ihaleden aldığını, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmadığını, malların borçla ve borçlu ile ilgisinin bulunmadığını iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu haczin takip ve talimat adresinde borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığı, bu adresin borçlu şirketin ticaret sicile kayıt lı eski adresi olduğu, davacının bu adresi kiralayarak borçlu şirket ile aynı iş kolunda "Turkuaz" ibaresini kullanarak aynı işi yaptığı, dinlenen tanık beyanlarına göre borçlu şirketin durumunun bozulması ve hacizlerin gelmesi üzerine, borçlu şirket yetkilisi İhsan, davacı ve dava dışı .....'nın birlikte hareket ederek,

Fatma adına senetler düzenleyerek gerçek olmayan takipler ve hacizler yaptıkları, bu yolla borçluya ait malları ihale ile aldıkları, ancak makinalar ve işçilerin hiç değişmediği, aynı fabrikada faaliyete devam ettikleri, sadece görünürde borçlu şirket merkezinin Tuzla' ya taşındığı, davacı ve borçlunun organik bir bağ içinde birlikte hareket ettikleri, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak haciz ve satış işlemleri yaptıkları, bu durumun ise yasa tarafından korunamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2- Davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Şöyle ki;

Davacısı 3. kişi ..., davalıları alacaklı .....i, dava konusu Hürmak marka enjeksiyon makinası olan Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/733 Esas sayılı dava dosyasında verilen kabul kararı, Yargıtay 17. Hukuk Daire'sinin 27.03.2011 tarih, 2012/1268 Esas, 2012/3713 Karar sayılı kararıyla davacı 3. kişi yararına onanmışsa da verilen bu karar, eldeki istihkak davası bakımından maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Çünkü;

İcra mahkemesinin istihkak davası sonunda verdiği kararlar (davanın esastan kabulü veya reddine ilişkin kararlar), maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu dava takip hukukuna ilişkin bir dava olup, etki ve sonuçlarını da sadece takip hukuku alanında gösterebilir. İstihkak davasının amacı, üçüncü kişinin bu davaya konu yaptığı hakkının sadece derdest takip bakımından ön sorun olarak tespitine ve bunun sonucunda söz konusu mal üzerinde cebri icranın caiz olup olmadığının belirlenmesi nihai amacına yöneliktir. Yani, haczin belli bir hak iddiasına karşı geçerli ve caiz olup olmadığının ve bunun sonucunda bu mal üzerinde cebri icranın yürüyüp yürümeyeceğinin tespiti amaçlanmaktadır.

Bu nedenle, istihkak davası sonunda verilen hüküm sadece derdest (somut) icra takibi bakımından ve davaya taraf olanlar hakkında kesin hüküm teşkil edebilir. Bu takibi aşacak şekilde bir etkiye sahip değildir. Yani, sonradan aynı malın tekrar haczedilmesi halinde, davanın sebebi ve tarafları aynı olsa bile, önceki davada verilen hüküm, kesin hüküm teşkil etmez; dolayısıyla, ne alacaklı ne de üçüncü kişi kesin hüküm itirazında bulunabilir.

Davacı üçüncü kişi, açtığı ilk istihkak davasını kaybetmiş olsa bile, bu arada malın mülkiyetini kazanmış olabilir ve dolayısıyla aynı malın tekrar haczedilmesi halinde yeniden istihkak davası açabilir. Şu halde, aynı mal, aynı borçluya karşı yapılan daha sonraki (başka) bir takipte yeniden haczedilecek olursa, üçüncü kişi, eğer bu mal üzerinde bir hak iddia ediyorsa, bu hacze karşı da yeniden istihkak davası açmak zorundadır.

Çünkü bu davanın niteliği ve amacından kaynaklanan bir sonuçtur. Takip hukukuna ilişkin ve amacı haczedilen bir malın derdest takip bakımından cebri icraya konu olup olmayacağının tespitine yönelik olan bir dava sonunda verilen hüküm, ancak bu takiple sınırlı bir etki gösterebilir. Zira, istihkak davası derdest takibin akıbetine bağlı bir davadır. Öyle ki, takip herhangi bir nedenle sona ererse, dava da buna bağlı olarak artık konusuz kalmakta, sona ermektedir.

Bu nedenle, dava sonunda verilen hüküm, ancak derdest takip bakımından kesin hüküm etkisine sahip olabilir. İstihkak davasında her türlü delilin ileri sürülebilmesi ve icra mahkemesinin delilleri serbestçe takdir edebilmesi de, tek başına dava sonunda verilen hükmün maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesinin bir gerekçesini teşkil etmez. Çünkü, bunlar tarafların davadaki karşılıklı durumlarından kaynaklanan doğal bir sonuçtur.

Yani, üçüncü kişi ve borçlu arasındaki ilişkilere yabancı olan alacaklının, bu davada her türlü delili ileri sürebilmesi, bu ilişkinin bir gereğidir. Ayrıca, üçüncü kişinin de, arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmayan alacaklıya karşı kesin delil niteliğinde bir delil ileri sürmesi söz konusu olamaz.

Bu nedenlerle, istihkak davası sonunda verilmiş olan hüküm, üçüncü kişi ve borçlunun birbirlerine karşı maddi hukuktan kaynaklanan dava haklarını etkilemez. Zira, istihkak davasında bunlar arasındaki maddi hukuk ilişkilerine etki edecek şekilde bir karar verilmiş değildir; esasen davanın amacı da bu değildir. Dolayısıyla, istihkak davasını kaybetmiş olan üçüncü kişi, kendi malı ile borçlunun borcunun ödendiği gerekçesiyle, borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir.

Borçlu bu davada, icra mahkemesinin istihkak davasını lehine hükme bağlayan kararına dayanarak kesin hüküm itirazında bulunamaz. Ayrıca, davayı kaybetmiş olan üçüncü kişi, mal paraya çevrilmediği, yani mevcut olduğu takdirde, borçluya karşı Medeni Kanun’un 683’üncü maddesine dayanarak istihkak davası da açabilir.

Borçlu da, istihkak davasını kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, yine Medeni Kanun’un 683’üncü maddesine dayanarak, istihkak davası açabilir (Aslan, Kudret, Hacizde İstihkak Davası, Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Ana Bilim Dalı, sayfa 590- 593).

Dava dosyası içerisindeki diğer bilgi ve belgelere, istihkak davalarında verilen hükmün maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesine, mahkeme kararının gerekçesinde de yer verilen borçlu temsilcisi, davacı ve dava dışı..... arasında yapılan danışıklı takip ve işlemlere, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/16603 soruşturma numaralı dosyasındaki müşteki ve şüpheli beyanlarına ve taraflarca dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin ve davacı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 7,10 TL'nin temyiz eden davalı ve davacıdan ayrı ayrı alınmasına, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/13544, K. 2017/10977, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/13544
Karar No
2017/10977
Tarih
18 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/13547 K.2017/12064
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/13549 K.2017/10296
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13551 K.2017/10832
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13552 K.2017/10815
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/13552 K.2017/12577
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13554 K.2017/11792

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.