İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13908 K.2018/16332

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nce…

Esas2017/13908Karar2018/16332Tarih26 Eylül 2018Okuma5 dk · 951 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/13908 E., 2018/16332 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2018
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Dava türü
İcra Takibine İtirazın Kaldırılması
Mahkemesi
... İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

951 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, bu kez davalılar vekili ve davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 01.01.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 03/08/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı kira döneminden bakiye kira alacağı ile 2015 yılı kira dönemi kira alacağı toplam 88.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davalı borçlular vekili 11.08.2015 tarihli itiraz dilekçesi ile, öncelikle müvekkilinin adresinin ... olup, ... adliyesi yargı çevresinde bulunmakta olduğunu, söz konusu takipte yetkili icra müdürlüğünün ...

İcra Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, yine ... İcra Müdürlüğünün 2015/19646 esas sayılı dosyasında da tarafları aynı olan ve aynı borç iddiası ile takip başlatıldığını, taraflarınca da itiraz edildiğini, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek takibe, borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.

Ödeme emrine davalı borçlular vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, takibe konu edilen taraflar arasındaki kira sözleşmesine ve sözleşme altındaki imzaya itirazın olmadığı, itirazın borca, yetkiye ve derdestlik itirazı şeklinde olduğu, bilirkişi raporuna göre davalı kiracıların davacı alacaklıya 66.000,00 TL borçlarının bulunduğu, davalılarca takip hukuku bakımından geçerli bir ödeme belgesi sunulmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, takibin 66.000,00 TL üzerinden devamına karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tefhimle başlayan yasal 10 günlük istinaf süresi içinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçelerini yazmadığı, davalının da tefhimle başlayan yasal 10 günlük istinaf süresi içinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçelerini yazmadığı, istinaf yoluna başvuru dilekçesinde yasal istinaf süresi içinde HMK 342/2-e maddesi gereğince başvuru sebeplerinin ve gerekçesinin gösterilmesi gerektiği, istinaf yoluna başvuran davacı ve davalı dilekçesinde sebep ve gerekçe gösterilmediğinden,

HMK 352 maddesi gereğince, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

1- Mahkemenin 06.12.2016 tarihli kısa kararında istinaf süresinin “...tebliğden veya tefhimden itibaren 10 gün içinde İstinaf başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı” karar verilmesinden itibaren başlayacağı bildirilmiştir.

Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nin 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun 363 ve 364. maddelerinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "Hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur.

Bu açıklamalar doğrultusunda 29/11/2016 tarihinde hükmün tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmemesi nedeniyle, temyiz süresinin tebliğden itibaren başladığının kabulü gerekir. Ayrıca davalılar vekilince 06.12.2016 tarihinde, davacı vekilince ise 08.12.2016 tarihinde olmak üzere süresinde süre tutum dilekçesi verilmiştir. Akabinde gerekçeli karar hem davalı, hem de davacı taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve her iki tarafça da süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi verilerek gerekçeli istinaf sebepleri bildirilmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda, icra mahkemesince verilen kararın davalılar vekiline ve davacı vekiline 29/11/2016 tarihli duruşmada tefhim edildiği, davalılar vekili ve davacı vekilinin İİK’nın 363. maddesi uyarınca süresi içinde, 25/01/2017 günü, HMK’nın 342/3. maddesine uygun olacak şekilde istinaf dilekçesini verdikleri, icra mahkemesi gerekçeli kararının tebliği üzerine istinaf istemini içeren gerekçeli dilekçelerini süresinde sundukları görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesince davacının gerekçeli istinaf isteminin esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken HMK’nın 353/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

2- HMK'nin 294/3. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Anılan Kanun'un 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Diğer taraftan, HMK'nin 298/2. maddesinde de; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141.maddesi ile HMK'nin yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.

Somut olayda; davalılar vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçe kısmında “Davalının tefhimle başlayan yasal 10 günlük istinaf süresi içinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçelerini yazmadığı, ...istinaf yoluna başvuran davacı ve davalı dilekçesinde sebep ve gerekçe gösterilmediğinden istinaf başvurusunun usulden reddinin gerektiği” kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında davalılar vekilinin istinaf itirazları hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması gerekçeli karar ile hükmün çelişkili olmasına sebep olmuştur.

Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Mahkemece verilen kararın gerekçesi ile hüküm arasında çelişki bulunduğundan HMK'nin 298/2.maddesi gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2017 tarih ve 2017/571 E. - 2017/577 K. sayılı kararının yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/13908, K. 2018/16332, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/13908
Karar No
2018/16332
Tarih
26 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/13911 K.2018/14578
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/13912 K.2018/9254
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13912 K.2018/15547
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/13913 K.2018/15222
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/13914 K.2018/9259
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/13915 K.2018/14145

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.