KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/14388 E., 2018/15728 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2018
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
- Mahkemesi
- ... İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafa 19.12.2016 tarihinde tefhim edildiği, istinaf başvuru süresinin 29.12.2016 tarihinde mesai saati sonunda sona erdiği, istinaf başvurusunun ise 26.01.2017 tarihinde yapıldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması sebebi ile usulden reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nin 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 363 ve 364. maddelerinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur.
Bu açıklamalar doğrultusunda 19.12.2016 tarihinde hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmemesi nedeniyle, temyiz süresinin tebliğden itibaren başladığının kabulü gerektiği, gerekçeli kararın davalı tarafa tebliğ edilmediği, dolayısı ile temyiz süresinin henüz başlamadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istinaf talebinin usulden reddi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/14388, K. 2018/15728, 17 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama